Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisi'ndeki yoğunluğu anlattığımız ve 5 tane ambulans, ortalama 2,5 saat acil servise, 112 Acil Servis'in hastalarını acil servise teslim edemediğini, burada bir koordinasyon eksikliğinin olduğunu söylemiştik. Tabii bunun bir izahı vardır. Ama kimse senin gemiyi denizden limana nasıl getirdiğine bakmaz, limana gelene bakar. Burada da, Sayın Valimiz Mehmet Makas Beyefendi bu konuyla ilgili hassasiyetini ortaya koydu. İlgililerden gerekli bilgileri alıp bize de kendileri ulaştırdı. Özellikle hassasiyetinden dolayı 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' ülküsünün, nasihatinin sahibi olması hasebiyle kendisine teşekkür ediyoruz.
İnşallah o acil servislerde 5-6 tane ambulans kalmaz. Ambulansların bu sedyelerinde de 2-3 saat insanlar kalmaz. Biz eksik söyleyelim, biz bilmeyelim ama vatandaş orada o hizmetlerden faydalansın.
ÖNCÜ SİZ, ÖNCÜ BİZ, ÖNCÜ DÜZCE
Bundan sonra bu işin takipçisi olacağız. WhatsApp ihbar hattımızı görüyorsunuz. Eğer herhangi bir konu olduğu zaman bu konularla ilgili bizlere Instagram üzerinden, WhatsApp ihbar hattı üzerinden ulaşabilirsiniz. Hani vatandaşımız, Düzce'de şu vardır; 'Öncü'yü ararım.' Öncü siz, Öncü biz, Öncü hepimiz, Öncü Düzce! Öncü televizyonuyla, internet sitesiyle, efendim gazetesiyle, radyosuyla, yazılı görsel basın birimiyle Düzce'nin tek medya kuruluşu.
Öyle iki tane, üç tane internet sitesi olup da 'falan medya' medya olmaz! Medya olması için televizyonun olacak, gazeten olacak, radyon olacak. Efendim internet siten ve yayınların olacak ve bunların hepsi bir arada olacak. Medya kelimesi bu ara çok ayağa düştü.
TEŞEKKÜR EDİYORUZ
Tabiri caizse Sayın Faruk Özlü ve Ticaret Odası Başkanı Sayın Erdoğan Bıyık'a teşekkür ediyoruz. Neyin teşekkürü bu? Bizim de imtiyaz sahibi olduğumuz Manşet gazetesinin kuruluş yıl dönümünde tebrik mesajı gönderdiler.
Evet, biliyorsunuz Düzce'de Basın İlan Kurumu'nun resmi olarak kabul ettiği 6 tane basın kuruluşu var. 6 tane gazete 2 tane de televizyon var, 4 tane de radyo var. Bunlar Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından kabul gören, resmi olan ve diğer 6 gazete de bunlardan biri.
Kim, biliyorsunuz; Düzce Postası en eskisi, Manşet, Düzce Damla. Tabii Düzce Postası'ndan sonra Damla vardı, ondan sonra Manşet, Düzce'nin Sesi, Parantez gibi gazeteler. Bunlar resmi ilan alan ve devletin resmi olarak kabul ettiği gazeteler diğerleri internet sitesi…
Veriyorsunuz 100 lira efendim aylık aidat, ‘Gazeteciyiz’ diyerek, sosyal medyadan yazıyorlar çiziyorlar.
Manşet Gazetesi’nin kuruluş yıl dönümünü tebrik eden herkese, Düzce Üniversitesi rektörümüzü de unutmayalım, kendisi de bir tebrik mesajı göndermiş, teşekkür ediyoruz. İnşallah biz bu tebriklere, 'Yıl dönümünüz kutlu olsun' muhabbetine layık bir yayın yapmaya gayret ediyoruz. Bu sorumluluğun bilincindeyiz, amiral gemisi olmanın da farkındayız.
Ama farkında olduğumuz bir şey daha var. Adam, hani üstat Necip Fazıl'ın bir sözü var; 'Edebi' diyor, 'edepsizden öğrendim.' Çok güzel bir ifade. Şimdi adamda edep yok, adamda haya yok, adamda namus yok! Adam hırsız! Adam namussuz! beytülmalden çalıyor, ondan sonra millete ahlak öğretmeye kalkıyor. Az öte dur sen! Sen gazetecilikte az öte dur, öte, öte!
Sen gazeteci olarak anılma, bilinme! Yani yarın sabah inneke hamidün mecid, hiçbir resmiyetin yok. Hırsızlığın daniskasını yapmışsın, ahlaksızlığın daniskasını yapmışsın. Toplumun etik değerlerine uymayan halde ceza yatmışsın.
Ondan sonra millete ne yapıyorsun? Ahlak anlatmaya çalışıyorsun. Bozuk saat bile günde iki defa doğruyu gösterirmiş. E senin biz hangi saatte doğruyu göstereceğine mi bakacağız? Onun için medya kuruluşları, medya dediğimiz yer, dediğiniz gibi; görsel, yazılı, baskılı ve aynı zamanda sesli hepsi bir grup olduğu zaman medya oluyor. 'Bilmem ne medya grubu'... Ya ne grubu ya! Bırakın bu işleri!
Herkes gazetecilik yapmasın! Gazetecilik bir mesele, bir dert. Memlekete, millete hizmet etmek. Bunun için kanun çıkarmış devlet, Anayasa'da karşılığı var. Ne yazacak gazeteci? Topluma, kendi enaniyetini bırakacak, kendi menfaatini bırakacak, kendi keyfiyetini bırakacak, kendini topluma adayacak! Milletin için, mazlumun için, hak için, adalet için bir şey yazabiliyor musun? Ama o zaman sen de bunları önce kendin yapacaksın. Yapmadığın zaman bu tabii olmuyor.
Manşet gazetemizin kuruluş yıl dönümü kutlu olsun. Tüm medya grubundaki arkadaşlarım adına bize çiçek gönderen, tebrik eden herkese teşekkür ediyoruz.
DÜZCE’DE 3 BÜROKRAT BAHARI GÖREMEYECEK!
Şimdi hani 'Baharı beklerken geçti bu ömrüm' diyor ya…
Düzce'de 3 tane bürokrat için 'Baharı beklememesi lazım, bahara kadar bunların olmaması lazım' diyorlar. Bunu kim diyor? Siyasetçilerle konuştuk bu konuyla ilgili, irade sahipleriyle. Adam enaniyetten, gururdan, kibirden, bir kurumun bir tarafında ama kurumun en tepesindeki gibi kendine bir rol biçmiş. Arkadaş, sizi buraya getiren kim? Siyasi irade. Siyasi iradeyle siz oynarsanız, siyasi iradeyle bürokrasiyi birbirine takmak veya basını birbirine takmak gibi böyle panayır çakallığı yaparsanız, e sizi orada tutmazlar. Tutmasınlar!
SİYASET VE DÜZCE’NİN İTİBARI İLE OYNUYORLAR
Eğer siyasetçi davulu boynuna alıp tokmağı bürokrata verdiği zaman, seçimde de seçime gittiği zaman vatandaşın içine gittiği zaman efendim ne yapar? Sınıfta kalır. 3 bürokrat baharı göremeyecek, ben öyle biliyorum! Bunu siyasetçiler de böyle biliyor. Ha bu 3 bürokrat kim? Hepsinin vakti zamanı gelince ismi açıklanır. Ancak şu anda kimsenin itibarıyla oynamamak lazım. Ama bu adamlar siyasetin itibarıyla, Düzce'nin itibarıyla oynuyorlar! Arkasında bir tane dayı var; birinin kocası var, birinin dayısı var, birinin ablası var...
Düzce'de ne yapıyorlar? Oynuyorlar. Kime karşı oynuyorsun? Seni kim oturttu o koltuğa? Siyasi irade. Niye? Düzceli'ye hizmet et diye! Sen ne yapıyorsun? Yukarıdan yukarıdan bakıyorsun Düzceli'ye! Ve üstündeki insanları da 'Bir yerlere şikayet ederim' diyorsun.
Bu ne hadsizlik! Bunun sabah saat 09.00'da göreve geldiği an tebligatının yaptırılması lazım siyasetçinin! E nerede o siyasetçi? Tabii, o da var tabii. Konuşuluyor ama hani lafla peynir gemisi yürümez. Eğer siz, ben bunu bütün bu konuyla ilgili siyasetçilerle de konuştum, istişare ettim veya fikirlerini aldım, benim gibi düşünüyorlar. Veya onlar gibi ben düşünüyorum, neyse, ne derseniz deyin. Eğer gereğini yapmazlarsa, hani adam demiş ya; ineğini aramaya giderken gülüyormuş. Demişler ki: 'Sen niye gülüyorsun?' demişler ‘İneğimi kaybettim' demiş. Ya inek kaybolunca oynanır mı? 'Şu dağın arkasında bir umudum var. Eğer bulamazsam siz ağlamayı, figanı seyredin' hesabı.
Ben o zaman kimle neyi konuştuğumuzu, sonucu tek tek izah edeceğiz. İnsanlar kameranın karşısında başka konuşuyor, arka sokakta başka konuşuyor. Birebirde başka konuşuyor, 3 kişinin yanında başka konuşuyor. Bu ne ferasetsizlik! Kimle ne doğruysa onu konuş! Hakikat neyse onu uygula!
HAFTANIN YALANI: TİCARET VE SANAYİ ODASI BAŞKANI OLMAYA KARAR VERDİM
Şimdi ben size bugünün, bu haftanın bir yalanı olacak. Her hafta bir yalan olacak böyle bombalı, böyle şekilli yalan.
Ben şimdi Ticaret Odası Başkanı olmaya karar verdim! Çıktım gruplarda çalışıyorum. Ama il başkanına da diyorum ki: 'Beni destekle! Partinin gücünü kullan. Ben Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olursam senin milletvekili adayı olman için referansta bulunacağım.'
Himmetsize de kime himmet ede ya! Bu bir yalan! Birisi yalanlarla, dolanlarla, filmlerle, entrikalarla bir yere tutunmaya çalışıyor. Sen o şekilde velev ki tutundun, geldin. Yani yalanla, entrikayla, hileyle, hurdayla geldin, oturdun orada. Ne yapacaksın? Kime hizmet edeceksin? Yalana mı hizmet edeceksin, hakikate mi hizmet edeceksin? Eğer bugün biz doğruysak doğrular bizi zaten bulacak. Bu yalandı! Bu teyit de edildi. O il başkanına da soruldu. 'Yemin billah' ediyor adam. Diyor ki: 'Benimle hiçbir alakası yok.' Yani onun diyor bir Ticaret Odası Başkanı seçilse mutlaka bir sesi olur ama ne kadar bir sesi olur? Cumhurbaşkanı senfoni orkestrasında bir keman kadar bir sesi olur, duyulmaz bile. Ama bunun pazarlığı yapıldı diye oy toplanıyor milletten. Kocaman yalan!
BANA DESTEK VERİN, MİLLETVEKİLİ YAPAYIM
Bu haftanın yalanı bu: 'Ticaret Odası Başkanı olmaya karar verdim ben. Eğer olursam bana destek olan iktidar veya Cumhur İttifakı veya diğer parti artık bilemiyoruz da kim o, ama muhtemelen Cumhur İttifakı'nın il başkanlarından bir tanesidir, senin milletvekili adayı olman için destek olacağım.' Bundan oy toplanıyor. Bunlar da ticarete hizmet edecek! Bunlar da Düzce'ye hizmet edecek! Ya bu yalanla, hileyle, hurdayla, filmle, şekille...
Hani 'Siyaset ilim işi değil, film işidir' Bu film seyredilmez, galası bile olmaz diye düşünüyorum.
Hoşça kalın, dostça kalın Allah’a emanet olun.