“PATRONLAR SÜTTEN ÇIKMIŞ AK KAŞIK GİBİ”

Öncü Medya Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sadullah Ünsal, kendisinin hazırlayıp sunduğu “Yorumlu-Yorum” programının son bölümünde, verilen ek süreye rağmen olası afetlere karşı eksikliklerini gidermeyen Krempark AVM ile Düzce’de son günlerde ortaya çıkan kuyumcu çalışanlarının karıştığı vurgunun dosyasını açtı. Ünsal, Krempark AVM ile ilgili kafalardaki soru işaretlerini, “Sanayi sitesinde, Düzce’nin içinde veya herhangi bir yerinde yasaya, iskâna, imara uygun olmayan dükkânlar kapatılıyor da AVM olunca, zenginin işi olunca neden aynı şey olmuyor? Aklımızda karışık sorular var” diyerek ekranlara taşıdı. Düzce’de yaşanan ve kamuoyunda deprem etkisi yaratan çalışanların karıştığı iki farklı kuyumcu vurgunu ile ilgili de Ünsal, “Kuyumcu vurgununda kafalar karışık” dedi.

“PATRONLAR SÜTTEN ÇIKMIŞ AK KAŞIK GİBİ”

Öncü Medya Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sadullah Ünsal, kendisinin hazırlayıp sunduğu “Yorumlu-Yorum” programının son bölümünde, verilen ek süreye rağmen olası afetlere karşı eksikliklerini gidermeyen Krempark AVM ile Düzce’de son günlerde ortaya çıkan kuyumcu çalışanlarının karıştığı vurgunun dosyasını açtı. Ünsal, Krempark AVM ile ilgili kafalardaki soru işaretlerini, “Sanayi sitesinde, Düzce’nin içinde veya herhangi bir yerinde yasaya, iskâna, imara uygun olmayan dükkânlar kapatılıyor da AVM olunca, zenginin işi olunca neden aynı şey olmuyor? Aklımızda karışık sorular var” diyerek ekranlara taşıdı. Düzce’de yaşanan ve kamuoyunda deprem etkisi yaratan çalışanların karıştığı iki farklı kuyumcu vurgunu ile ilgili de Ünsal, “Kuyumcu vurgununda kafalar karışık” dedi.

05 Nisan 2026 Pazar 16:15

Öncü Medya Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sadullah Ünsal, kendisinin hazırlayıp sunduğu “Yorumlu-Yorum” programı ile Düzce’nin gündemine damga vurmaya devam ediyor. Öncü TV ekranları ve 100.2 Radyo Öncü ortak yayını ile geniş kitlelere ulaşan ve ilgi ile takip edilen “Yorumlu-Yorum” programının son bölümünde Ünsal, yine Düzce kamuoyunda merak uyandıran kendilerine verilen süreye rağmen eksikliklerini gidermeyen Krempark AVM ve çalışanların karıştığı iki farklı kuyumcu olayını gündeme taşıdı.

KREMPARK AVM’DEKİ SORUNLAR AYYUKA ÇIKTI

Düzce’nin göbeğinde bulunan Krempark AVM’deki sorunların ayyuka çıktığına işaret eden Ünsal, şu ifadelere yer verdi:

Düzce’nin ortasında bir AVM var. Biliyorsunuz bazı basın kuruluşlarında buranın mühürleneceği noktasında haberler çıktı. ‘Mühürlenir mi, mühürlenmez mi?’ bilmeyiz. Ancak bu firmanın, bu kurumun inşaatta, iskânda, ruhsatta sorunları var.”

SİZ BAŞKA KANUNLARA MI TABİSİNİZ?

Kartalkaya’da yaşanan otel faciasının ardından ülke genelinde kanunlar çerçevesinde alınan yasal tedbirlere Krempark AVM’nin uymaması ile ilgili “Siz başka kanunlara mı tabisiniz?” diye soran Ünsal, insan hayatının her şeyden daha önemli olduğunu vurguladı.

Ünsal, “Kartalkaya yangınından sonra topluma açık olan yerlerde denetimler hızlandı. Şimdi Krempark AVM’de de bu sorunlar var. Yangın noktasında, boşaltım noktasında buna benzer problemler var. Belediye diyor ki “Bunları düzelt.” Zaman veriyor, ama müracaat bile etmemişler. Siz başka bir cumhuriyette mi yaşıyorsunuz, başka kanunlara mı tabisiniz? Biz bunları düzeltelim, gerekli imar ve iskân sorunu noktasında, insanların can ve mal güvenliği açısından gerekli düzenlemeleri yapalım diye belediyeye müracaatları bile yok. Şimdi hadiseye bakıyoruz ya, hani bir atasözü var: “Zengin dağları aşırır, fakir düz ovada şaşırır.” Sanayi sitesinde veya esnafa, Düzce’de gerçekten yeri olan bir basın kuruluşunu mühürleyen belediye, AVM’yi mühürlemekten aciz mi? Buraya yaptırım uygulamaktan aciz mi? Burada bir cana zeval gelirse, bir can giderse bunun hesabını kim verecek?” diye konuştu.

“ZENGİNİN İŞİ OLUNCA, NEDEN AYNI ŞEY OLUYOR”

“Sanayi sitesinde, Düzce’nin içinde veya herhangi bir yerinde yasaya, iskâna, imara uygun olmayan dükkânlar kapatılıyor da AVM olunca, zenginin işi olunca neden aynı şey olmuyor? Aklımızda karışık sorular var” diyen Ünsal, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Önümüzdeki haftayı bekleyeceğiz. Burada Allah muhafaza bir yangın veya felaket anında insanların can güvenliği mi önemli, yoksa sizin mal güvenliğiniz mi? Hangisi önemli? Bir can için milyonlar feda edilir. Ama parayı çok sevenler, imkânı çok sevenler milleti maraba gibi görüyor. Olmaz, gereği yapılmalı. Ne gerekiyorsa o yapılmalı. Mühürlediğin zaman adam gereğini yapar, uygulamaları yasal mevzuata uygun hale getirir, ondan sonra açılır. “Millet zarar eder” deniyor. Canı giderse ne olacak? İnsanların canı mı önemli, yoksa mal mı? Yasal olarak bunun hesabını kimse veremez. Başta belediye başkanı ve kurum müdürleri, imar müdüründen zabıta müdürüne kadar tüm yetkililer bunun hesabını veremez. Hesabını Çilimli Cezaevinde verir. Bir şey olursa bunun hesabı çok ağır olur. Kartalkaya yangınından sonra artık hiçbir taviz olmamalı. Gereği gerektiği şekilde yapılmalı. Ama neye göre? Adalete göre. Zengine de aynı yasa, fakire de aynı yasa. Güçlü olanın haklı olduğu bir Türkiye değil, haklı olanın haklı olduğu bir Türkiye ve Düzce’de yaşamak istiyoruz. Güçlü olan haklı olmamalı.”

 KUYUMCU VURGUNUNDA KAFALAR KARIŞIK

Düzce’de yaşanan iki farklı kuyumcu vurgununa da değinen Ünsal, “Düzce’de iki ayrı kuyumcu vakası yaşandı. İkisinde de rant var, ikisinde de bir personelin zafiyeti veya istismarı söz konusu. Patronlar ise sütten çıkmış ak kaşık gibi.  İki sene önce Türkiye’de altın ithalatı yasaklandı. Son olayda iddialara göre 80-90 kilo altın gitmiş. Senin vitrinde 30 kilo altın var, 90 kilo altın nereye gitti? Birincisinde de son iki senedir bir personel altını işletmiş, para kazandırmış, saadet zinciri kurmuş ve cezaevine gitmiş” şeklinde konuştu.

ALTIN İTHALATI YASAK GÜNAH KEÇİLERİ HAZIR

Vurgun olayında kuyumcunun da çok masum olduğuna inanmadığını dile getiren Ünsal, “Şimdi soru şu: İki senedir altın ithalatı yasak. Kaçak altınla resmi altın arasında kilo 2 bin, 2 bin 500 dolar fark var. Diyelim ki altının kilosu 7 milyon lira, ama biri diyor ki “Ben sana 6,5 milyona veririm, parayı 2-3 ay sonra verirsin.” Bu arada para kullanılıyor ve kayıplar oluşuyor. Bunu kim yapıyor kuyumcuda çalışan personel. Patrondan ses yok, sözde bir şey yok. İkinci konu 80-90 kilo altın gidiyor. Yaklaşık 500 milyonluk bir değerden bahsediyoruz. Bunu yapan personelin böyle bir gücü var mı? Yok. Benim kafam karışık. Esnafın da, kuyumcunun da, çalışanın da tamamen masum olduğuna inanamıyorum. Bu bir iddia, bir şüphe, ama sorular çok. Sizin de varsa bize ulaşın. Bir eksiğimiz varsa düzeltelim. Ama ben işletmenin, esnafın, kuyumcunun çok masum olduğuna inanmıyorum. Vitrininden 80-90 kilo altın gidecek, bir yerden 60-70 milyon lira para gidecek, para kazanılacak bir kişi kazanacak ve işletmenin haberi olmayacak. Para girip çıkıyor oraya, kameralardan da görüyorsun, çok masum olduğuna inanmıyorum.  Önümüzdeki günlerde bunun arka planında ne var, ne yok ortaya çıkacak. Bu sadece Düzce’ye mahsus değil, Türkiye’nin birçok yerinde ithal yasaklandıktan ‘kuyumcu patladı’ gibi hikayeler çok. Düzce’de yaşanıyor, fakat günah keçileri her zaman hazır tutuluyor.  Son olarak bir sözle bitirelim: “İnsanları yücelten ilim ve kültür değil, ahlak ve fazilettir.” açıklamalarında bulundu.

HABER: Savaş ARI

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.