Birkaç gün önce, 23 Avrupa ülkesi ortak ordu kuracağını açıklayınca bizim medya bunu TARİHİ ANLAŞMA başlığı ile verdi.

Halbuki 41 Müslüman ülke tarafından kurulan İslam Ordusu açıklandığında bizim medya haber değeri görmemişti. Hatta İslam Ordusu, kara, hava, deniz ve özel kuvvetlerden oluşan 196 bin askerle dünyanın en büyük savaş tatbikatını yaptığında bile pek ilgi duymadıkları gibi dalga geçmişler, ciddiye almamışlardı.

Peki her ülkenin kendi orduları ve ayrıca Batının ortak ordusu NATO varken hangi sebeple yeni bir Haçlı Ordusu kuruyorlar?

Bazı İslam ülkelerindeki Batı hayranı, özgüvenini kaybetmiş, kompleksli hükümetlerden mi korkuyorlar?

15 Temmuzda komutanlarının büyük çoğunluğu Batı destekli darbeye kalkışan, geri kalanları da TV başında kimin kazanacağı merakıyla pasif kalıp kazanana göre pozisyon almayı bekleyen TSK'dan mı korkuyorlar?

Binlerce yıllık Mısır tarihinde ilk kez halkın tercihiyle seçilmiş cumhurbaşkanını, Batı destekli askeri darbeyle deviren İsrail kuklası Abdülfettah Sisi’den mi korkuyorlar?

Öyleyse Avrupa hangi korkudan dolayı yeni bir ordu kuruyor?

Bizim medya ve bizim siyasetin görmediği veya ciddiye almadığı İslam İttifakı sürecini ve İslam Ordusunu ABD ve Avrupa çok net görüyor.

Artık dünya ayrışmaya ve ülkeler saflardaki yerlerini almaya başlıyor.. İslam dünyasında Şii-Sünni rekabeti hızla azalıyor.

Eğer İsrail, ilan ettiği gibi bir çılgınlık yaparak, Hizbullah bahanesiyle Lübnan’a saldırırsa Sünni ülkeler bile Şii Hizbullah'ın arkasında destek olurlar. Yaşanan gerçekler karşısında Müslümanların artık farklı davranma lüksleri kalmadı.

Hatırlayacak olursanız, ezanı yasaklama teşebbüsleri ve Mescid-i Aksa’daki Siyonist kuşatmadan sonra 30 Temmuz 2017‘de İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Mescid-i Aksa'nın kapılarına metal dedektör ve kamera yerleştirilmesi şeklindeki uygulamaların kaldırılması kararına ilişkin şöyle konuşmuştu.

"Ben de toplumun hisleriyle aynı yerde duruyorum. Duyguları anlıyorum, (Mescid-i Aksa girişindeki güvenlik önlemlerini kaldırma) kararımız zordu. Ancak İsrail'in güvenliğinin sorumluluğunu omuzlarında taşıyan bir Başbakan olarak, kararları sakin ve bilinçli biçimde almak zorundayım. Ben kararlarımı büyük fotoğrafa bakarak kamuoyunun bilgisi dışında, AÇIKLAYAMAYACAĞIM ZORLUKLAR VE TEHDİTLERİ değerlendirerek alıyorum."

İşte Batı, yeni bir Haçlı Ordusu kurma kararı alarak, İsrail başbakanının "kamuoyunun bilgisi dışında, AÇIKLAYAMAYACAĞIM ZORLUKLAR VE TEHDİTLER" dediği tehditlere karşı hazırlık başlattı.

Bu Haçlı Ordusu, 23 Mart 2017’de AB üyesi ülkelerin devlet veya hükümet başkanlarının, Papa liderliğinde yaptıkları Vatikan toplantısından sonra şekillendi.

Katolik aleminin ruhani lideri Papa François, AB’nin temeli olarak kabul edilen Roma Anlaşması’nın 60. yıl dönümü törenleri dolayısıyla AB liderleri ile 27 üye ülkenin devlet ve hükümet başkanlarını Vatikan’daki Apostolik Saray’da kabul etmiş ve o toplantıda önemli kararlar alınmıştı.

Avrupa, yeni bir Haçlı Ordusu kurarken, umarız, 21. Yüzyılın ilk çeyreğinde “Ilımlı Kemalizm”i keşfederek, bu NeoKemalizm üzerinden, İslam düşmanı Batıya yaranacağını zannedenler de kendilerine gelirler..

16.11.2017
Alper TAN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.