“DÜZCELİLER ARTIK HİKAYE DİNLEMEK DEĞİL, KALİTELİ YAŞAMAK İÇİN İCRAAT GÖRMEK İSTİYOR”

Son dönemde Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşanan sorunlar silsilesi nedeniyle tepkilerin odağında olan Düzce Üniversitesi, bu kez de şehrin gelişimi için ortaya konulması beklenen akademik ve bilimsel çalışmaların yetersizliği ile de gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Bu konuya kendisinin hazırlayıp sunduğu Yorumlu’Yorum programında parmak basan Öncü Medya Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sadullah Ünsal, “Biz Hikaye Dinlemek Değil, Kaliteli Yaşamak İstiyoruz” diyerek üniversitenin kente katkılarını irdeledi. Ünsal, Düzce’nin tarım, arıcılık, çevre ve turizm gibi önemli alanlarında üniversitenin bilimsel çalışmalarının daha fazla hissedilmesi gerektiğini vurgulayarak, Yığılca arısı, Fındık, tarımsal üretim ve bölgesel çevre etkileri üzerine yapılan çalışmaların kamuoyunda yeterince görünmediğini dile getirdi. “Üniversite ışıktır, ilimdir, bilimdir” diyen Ünsal, rektör atamaları sonrası Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir’in tekrar makama gelmesi halinde hedefler koyması gerektiğine vurgu yaparak, bu birikimin doğrudan şehir yaşamına katkı sunmasının beklendiğini kaydetti. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ndeki yoğunluğa da dikkat çeken Ünsal, hastanenin mevcut yatak kapasitesinin yıllardır artan ihtiyaca cevap veremediğini belirterek, acil servis ve servislerde vatandaşların perişan olduğunu söyledi. Ünsal ayrıca, 2010 yılından bu yana yapılması beklenen yeni bina ihtiyacının daha fazla gecikmeden karşılanması gerektiğini sözlerine ekledi.

“DÜZCELİLER ARTIK HİKAYE DİNLEMEK DEĞİL, KALİTELİ YAŞAMAK İÇİN İCRAAT GÖRMEK İSTİYOR”

Son dönemde Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşanan sorunlar silsilesi nedeniyle tepkilerin odağında olan Düzce Üniversitesi, bu kez de şehrin gelişimi için ortaya konulması beklenen akademik ve bilimsel çalışmaların yetersizliği ile de gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Bu konuya kendisinin hazırlayıp sunduğu Yorumlu’Yorum programında parmak basan Öncü Medya Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sadullah Ünsal, “Biz Hikaye Dinlemek Değil, Kaliteli Yaşamak İstiyoruz” diyerek üniversitenin kente katkılarını irdeledi. Ünsal, Düzce’nin tarım, arıcılık, çevre ve turizm gibi önemli alanlarında üniversitenin bilimsel çalışmalarının daha fazla hissedilmesi gerektiğini vurgulayarak, Yığılca arısı, Fındık, tarımsal üretim ve bölgesel çevre etkileri üzerine yapılan çalışmaların kamuoyunda yeterince görünmediğini dile getirdi. “Üniversite ışıktır, ilimdir, bilimdir” diyen Ünsal, rektör atamaları sonrası Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir’in tekrar makama gelmesi halinde hedefler koyması gerektiğine vurgu yaparak, bu birikimin doğrudan şehir yaşamına katkı sunmasının beklendiğini kaydetti. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ndeki yoğunluğa da dikkat çeken Ünsal, hastanenin mevcut yatak kapasitesinin yıllardır artan ihtiyaca cevap veremediğini belirterek, acil servis ve servislerde vatandaşların perişan olduğunu söyledi. Ünsal ayrıca, 2010 yılından bu yana yapılması beklenen yeni bina ihtiyacının daha fazla gecikmeden karşılanması gerektiğini sözlerine ekledi.

03 Nisan 2026 Cuma 17:22

Öncü Medya Yönetim Kurulu Başkanvekili Sadullah Ünsal, 100.2 Radyo Öncü ve Öncü Televizyon ortak yayını, Öncü Medya sosyal medya hesapları üzerinden geniş kitlelere ulaşan Yorumlu-Yorum programında, Düzce’de konuşulmayanları dile getirmeye devam ediyor.

“DÜZCE ÜNİVERSİTESİ DÜZCE’NİN GELİŞİMİ İÇİN NE YAPIYOR?”

Sözlerine Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir’in basın ziyaretlerini değerlendirerek başlayan Ünsal, Düzce Üniversitesi’nin şehrin gelişimi için ne yönde akademik ve bilimsel çalışmaları olduğunu sorguladı.

Ünsal şunları söyledi:

 “Sayın Düzce Üniversitesi Rektörü Nedim Sözbir, yerel basını dolaşmaya başladı. Noktasıyla, virgülüyle, ünlemiyle, soru işaretiyle gitmediği, görmediği kimse kalmadı. Biliyorsunuz bu yılın ikinci yarısında bir rektörlük seçimi var. Bunun ayak sesleri. Kendisi ilmiyle ve ülkeye bilimsel katkılarıyla takdir ettiğim birisi. Dünya görüşüyle de hayata bakışıyla da takdir ettiğim, kabul ettiğim, değer verdiğim birisi. Ancak idare ve irade noktalarında kendisine geldiğinde, ziyarette de söyledik. Özellikle tıp fakültesi… Sayın hocamız bize çok güzel şeyler anlattı. Düzce Üniversitesi’nin geldiği noktada bir şeyler anlattı. Biz İstanbul Teknik Üniversitesi veya Yıldız Teknik Üniversitesi veya Ortadoğu Teknik Üniversitesi gibi Türkiye’de gözde üniversiteler gibi bir sonuç beklemiyoruz zaten. Biz o başarıları bilmeyiz. Ben diyorum ki Düzce Üniversitesi Akademik Kurulu, Yığılca arısı ile ilgili bir AR-GE tesisi kurdu. Şu andaki o toz duman, o Yığılca’daki fabrika bu arıların bal üretimine ne etki yaptı? Böyle bir çalışma yaptı mı? Tıp fakültesi, Yığılca demişken, oradaki insanların akciğer ve hastalıklarıyla ilgili bir araştırma yaptı mı? Düzce Üniversitesi bana akademik olarak Düzce’de tarımın nasıl gelişmesi gerektiğinin AR-GE’sini yaptı mı? Düzce’de turizmin nasıl gelişeceğini bilimsel olarak, ilimsel olarak, tabandan tavana bir çalışma yaptı mı? Efendim yaptık. Sonuç? Biz görmedik bir şey. Biz bir şey görmedik, görmüyoruz.”

“ÜNİVERSİTE HASTANESİNE GİDEN PERİŞAN OLUYOR”

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ndeki sorunların vatandaşların sağlık hizmetlerine ulaşımını zorlaştırdığına değinen Ünsal şunları söyledi:

“Tıp Fakültesi Hastanesi’nde birtakım adımlar atılması lazım. Siyaset bu işe el attı da Sayın devlet başkan yardımcımız da, Düzce Milletvekili Sayın Ayşe Keşir bir yapmış olduğu görüşmede muhtemelen bu iş hayata geçti. Bir bina yapılması lazım oraya. 2010’dan beri bugüne kadar 15 senedir yatak kapasitesi yok. Millet acillerde perişan, yatacak yer bulamıyor. Servislerde o servisten bu servise hasta geçişi yapılıyor. Niye? Yer yok. Bir sıkıntı var ya, ben bunu bilirim. Bilimsel olarak Sayın Nedim Sözbir hocamızın Türkiye’ye uydu ve uzay teknolojileri konusunda kattığını ben zaten anlamam. Çoğu adam da anlamaz zaten, üniversite mezunu olsa da. Çünkü ayrı bir bilim o. Katkıları varmış, ona da saygımız var. Ama ben Halep’te kaç metre atlatıldığına bakmam, arşına bakarım. Hastaneye giden insan mutlu oluyor mu? Derdine derman oluyor mu? Çare oluyor mu? “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” Diyor Sayın Vali Makas. Kimin düsturu bu? Şeyh Edebali’nin düsturu. Buna uyuluyor mu? Ben oraya bakarım. Arıcılığıma, fındık tarımıma, sağlığıma, turizmime üniversite nedir? Üniversite ışıktır, ilimdir, bilimdir.”

“KALİTELİ YAŞAMAK İSTİYORUZ”

 “Eğri Hesaptan Doğru Sonuç Çıkar Mı?” diyen Ünsal şöyle devam etti:

Biz karar veremeyiz Düzce Üniversitesi’nin rektörünün kim olacağına veya devam edip etmeyeceğine. Ama karar verici mekanizmalar, karar verici iradeler bu değerleri, bu değerlendirmeleri yapmalılar. Sebep ve sonuç ortaya çıksın. Herkes aklının yettiğince, fikrinin oluştuğunca bir şeyler söyler. Şu an itibariyle günlük 4 –5 bin insanın tedavi olmak için gittiği bir fakülteden bahsediyoruz. Tıp fakültesinden bahsediyoruz. Her gün insanlar gidiyor; yatıyor, tedavi, muayene, paralı, parasız… İşin en garip yönü ne biliyor musunuz? Sayın rektörümüz bize gittiği yerde hep ‘Şu bölgedeki hastanede şu eksik var, bu bölgedeki hastanede bu eksik var.’ diyor. Ya eğri hesaptan doğru sonuç çıkar mı? Yanlıştan doğruya gidilir mi? İnşallah bunlar değerlendirilir de bu anlamda bir sonuçlar meydana çıkar. Biz yaşamak istiyoruz ya, biz kaliteli yaşamak istiyoruz ya. Biz Türkiye’nin en güzel coğrafyasında yaşıyoruz, kıymet bilinmiyor.

“İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN” DÜSTÜRU SÖYLEMDE KALMADAN EYLEME GEÇMELİ”

Düzceliler ’in üniversiteden yaşam kalitesini yükseltecek adımlar beklediğini kaydeden Ünsal, rektörlük makamının çözüm üretir hale gelmesi gerektiğine dikkat çekti.

Ünsal son olarak şunları söyledi:

“Netice itibarıyla bu ve buna benzer konularda Düzce Üniversitesi’nin rektör hocamız devam ederse hedefler koyması lazım. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Söylemde değil, eyleme geçmeli. En iyi sağlık olmalı, en iyi tarım olmalı, en iyi balı üretmeliyiz, en temiz havayı koklamalıyız. Bunları sağlayamıyor musunuz, beceremiyor musunuz? Olmuyor işte o zaman. Hedef koymalı ve o hedefe de emin adımlarla yürünmeli. Netice itibarıyla hoş geldi, sefa geldi. Ziyaretlerinden memnun olduk. İnşallah oradaki dileklerin, temennilerin hikâyeden değil, rivayetten değil de gerçekten yaşamak istiyoruz. Dinlemek istemiyoruz artık hikâyeyi. Biz hikâyeyi dinlemek istemiyoruz, gerçeği yaşamak istiyoruz. İcraatı görmek istiyoruz. Devamında bunlar hedef olarak değerlendirilmeli. Yok devam etmeyecekse yeni gelecek olan rektöre veya bilim heyetine artık üst düzeye bizim böyle bir talebimiz var. Bunu da nazarı itibara almanız lazım. Çünkü Düzce’nin bu talebi var. Bunu akademisyenler veya ilim insanları veya siyasetçiler zaten sürekli söylüyorlar. “Şöyle olacak, böyle olacak…” Çözüm üretecek, alternatif bulacak, çare bulacak. Benim ismimin önünde profesör, doçent veya doktor yazmıyor. Yazanlar bulacak. Onun için yazıyor zaten. O unvanlar onun için veriliyor. Makamlar onun için veriliyor. Bu millet vergiyi bunun için veriyor. Bu millet kanunlara, kurallara bunun için uyuyor. Bizim yaşam kalitemizi yükseltin.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.