Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, kendisinin hazırlayıp sunduğu “Yorumlu-Yorum” programında Düzce’nin sorunlarını gündeme taşımaya devam ediyor. Öncü TV ekranları ve 100.2 Radyo Öncü ortak yayını ile geniş kitlelere ulaşarak ilgi ile takip edilen programın son bölümünde Ünsal, yine Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim, Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nin sorunlarını gündemine aldı.

“HASTANEDE İNSANLARIN YÜZÜNE BAKILMIYOR”
Hastanede özellikle tıbbi sekreterlerin hastaların yüzüne bile bakmadığını kaydeden Ünsal, “Haber merkezimizden Savaş Arı ve Zeki Aşıkoğlu kardeşimiz oraya gitti. Hastanede insanlarla konuştu ve hastanenin içinde bir gezdiler, tozdular. Fakat güvenlikler bunlara nefes aldırmıyor. Nereye gidiyorsunuz? Ne yapıyorsunuz? Ne ediyorsunuz? Ya elinde kamerayla girdiği zaman o hastanenin içine, orası kamuya açık alan. Orada kimseden izin almaya gerek yok. Burası hastane. Burası kimsenin özel bir mahrem yeri değil. Bununla ilgili sendika, oranın sendikası da “bizim de sıkıntılarımız var, dertlerimiz var” diyor. Sıkıntınız, dertleriniz varsa gelin anlatın ayrı bir şey. Ama orada hastanede temizlik yapan, tıbbi sekreterlik yapan, kapıda karşılayan güvenlikler… Ya bu insanlar oraya gelmese siz yoksunuz. Siz maaşınızı orada alıyorsunuz. Emeğinize saygı göstereceksiniz. Siz o insanlara hizmet ettiğiniz zaman, siz o insanların hayatlarını kolaylaştırdığınız zaman oradan aldığınız maaşı hak edersiniz. ‘Biz dava açacağız.’ Adliye Fevzi Çakmak’ta, isteyen istediği yere gidebilir, ayrı bir şey. Ancak burada tıbbi sekreter önce kimle muhatap oluyor vatandaş? Sekreterle muhatap oluyor. Ne için geliyor oraya? Ya hastası var ya kendisi hasta, hacete geliyor. Hacete gelen insana kumanda eder gibi, tavır alır gibi veya o hastalık psikolojisi altında, o ruh hâli içinde hitap etmedikten sonra senin aldığın maaş helal değil ya. Siz orada sevginizi, fedakârlığınızı, samimiyetinizi, sabrınızı en üst seviyede kullanacaksınız. İnsanlar oraya hacete geliyor ya. Canının hacetine geliyor. Orada karşılaştığı manzara, yüzüne bakılmıyor insanların. Bu doğru. Kim ne derse desin yüzüne bakarak konuşmuyor, bilgisayara bakıyor. Tabii bir bak, “hoş geldiniz” de, “buyur” de insanlara. Ne kaybedersiniz ya? Güler yüz tatlı dil sadaka, ibadet bu. İbadet yapmaktan mı rahatsızsınız?

SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ VE SAYIN VALİMİZE SESLENİYORUZ
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yaşanan sorunların çözümü için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Vali Mehmet Makas olmak üzere tüm yetkililere seslenen Ünsal, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Hastanemizde inşallah o inşaat biter de mezbelelik orada. Lütfen, buradan yetkililere sesleniyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, çünkü milletin derdiyle dertleniyor. Sayın Valimiz Mehmet Makas… Özellikle bu serzenişleri nazarı itibara alacaktır. Buradan yetkili olan, yetkili hisseden, etkili olan, etkili hisseden, derdi olan, bu Düzce için, bu millet için derdi olana sesleniyoruz: Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki sıkıntıyı çözün. Yağmurdan kaçarken doluya mı tutulduk diye insan düşünüyor. Netice itibariyle burası insanların can derdiyle geldiği, o derde göre muamele görmek istediği bir yer. Kimsenin haddine değil; işinize gelmiyorsa bırakın gidin.”

“Biz bir kişinin, iki kişinin, üç kişinin çizdiği kaderle 400-500 bin kişinin sağlığını bir araya getiremeyiz” diyen Ünsal, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Kimse kusura bakmasın. Gidecekler mi? Beğenmiyorlar mı? Beğenmeyen gitsin. İstemeyen gitsin. Ama bu insanlara Düzce derdiyle dertlenecek olan akademisyenler, Düzce’nin evlatları bu üniversiteye gelsin, dertlensinler. Düzce’nin yetişmiş beyinleri yok mu? Var. Niye bunlar bir yerde değil? Siyasetçiler bürokratlara da aynı yapıyorlar. Ne varmış? “Yarın bize rakip olur.” Allah Allah. Liyakatli kimse, dertli kimse… Peygamber Efendimiz hadis-i şerifinde şunu diyor: “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır.” Bunu bilmeyen, bundan dertlenmeyen insanın orada işi ne ya?”
BU FAKİR MİLLETİN PARALARINI ÇAR ÇUR EDENLERE HESAP SORACAK KİMSE YOK MU?
MUHTAR SEN HAKLISIN

Son olarak geçtiğimiz günlerde Düzce Valiliği’ne istifa dilekçesini sunan merkeze bağlı Çiftlik Muhtarı Ahmet Emin Atay’ın haklı gerekçelerinin olduğunun altını çizen Ünsal, “Çiftlik Köyü Muhtarı Ahmet Emin Altay istifa etti. Ferman gibi de bir dilekçe yazdı. “Gördüğüm lüzum üzerine köy muhtarlığından istifa ediyorum.” demedi. Dedi ki: “Köyümüzün iç yolu, 28 sene önce dökülen asfaltla kendi dönemimde 7 senedir vermiş olduğum mücadeleyle yeniden bir asfalt döktüremedim.” dedi. İçme suyumuzla ilgili, suyumuzun çoğaltılması, gerekli yatırımların özel idare tarafından yapılmamasından bahsetti. En enteresanı da şu diyor ki: İçme suyu sondaj yapılmış, güneş paneliyle çalıştırılıyor. Bu 15 kW elektrik üretiyor, 8 kW’ını harcıyor, 7 kW’ını SEDAŞ’ın hattına basıyor. SEDAŞ tarafından hatta basılan elektriğin faturalandırılmaması bize ciddi maliyet veriyor diyor. Ne garip bir şey ya. Yani özel idare buraya sondaj yapmış, güneş enerjisiyle sondajı veriyor. Fazlasını SEDAŞ’a verecek, hatta basıyor ve bunu faturalandıracak bürokrasi tamamlanmamış. Muhtar, sen haklısın ya. Sen hakikaten haklısın ya.” açıklamalarında bulundu.
