Düzce’de konuşulmayanların konuşulduğu “Yorumlu-Yorum” programında, Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal Düzce’nin gündemini belirlemeye devam ediyor. Öncü TV ekranları ve 100.2 Radyo Öncü Ortak yayını ile geniş kitlelere ulaşan ve ilgi ile takip edilen “Yorumlu-Yorum” programının son bölümünde Ünsal, yine Düzce’nin sorunlarını ele aldı.
“BİRİNCİ DERECEDE SORUMLU OSB MÜDÜRÜ ERDEM VE ÇEVRE MÜDÜRÜ NURAN KARTAL”

Programdaki sözlerine, Gümüşova OSB bölgesinde katı yakıt yakarak Düzce’nin havasını büyük oranda kirleten evcil hayvan yaş mama üretimi yapan fabrika ile başlayan Ünsal, “Düzce’de kış aylarında nefes bile alamıyoruz” diyerek yaşanan hava kirliliğine dikkat çekti. Gümüşova OSB’de ki bu fabrikanın Düzce’nin havasını kirletmesinde birinci derecede sorumluların OSB Müdürü Ahmet Serdar Erdem ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Nuran Kartal olduğunu belirten Ünsal, “Arkadaşlarımız dün bir haber yaptılar. Gümüşova Organize Sanayi Bölgesi’nde bir fabrikadan çıkan duman var. Yani duman mıdır, zehir midir veya o kadar koyu nasıl oluyor, nasıl ediyor onu anlamadık biz bilimsel olarak. Çevre İl Müdürlüğü yetkilileri bu konuyla ilgili bir şeyler yapardır. Sayın Vali’nin de talimatı olduğunu duyduk. Ancak burada birinci sorumlu Organize Sanayi Bölgesi’nin müdürü Ahmet Serdar Erdem. Biz bu haberi yaptıktan sonra bize eleştiri yapmışlar. Birinci sorumlu bu. Yangından sorumlu, selden sorumlu, Organize Sanayi Bölgesi’nde uçan kuştan sorumlu Ahmet Serdar Erdem. Peki Ahmet Serdar Erdem bu görevini yerine getiriyor mu? Getirseydi bugüne kadar bununla ilgili bir müeyyidesi olurdu, bir açıklaması olurdu. Ben tamamen siyasi olan, tamamen efendilerine hizmet eden ve bu hizmeti ederken de altında makam arabasıyla beraber düğün davetiyesini dağıtan Ahmet Serdar Erdem’den bahsediyorum. Tabii “kâr muhabbetin, zarar hazinenin” demiş” ifadelerini kullandı.
“KIŞ AYLARINDA NEFES BİLE ALAMIYORUZ”

Düzce'de kış aylarında insanları nefes almayabile zorlandığını kaydeden Ünsal, "Organize sanayi bölgesinde özellikle hava kirliliği ve çevre kirliliği konusunda hassas olması gereken beyefendi, onu oraya getiren, tutan ve onunla ilgili ne yapıyor, ne ediyor, nasıl bir hukukları var sahiplerinin bilemiyorum. Bunların hepsi çıkan dumandan sorumludur. Düzce’de zaten nefes alamıyoruz kış aylarında, hava kirliliği almış başını gidiyor. Ama burada da organize sanayi bölgelerinde böyle vurdumduymazlık, böyle keyfi hâl bizim keyfimizi bozdu. Vatandaşın da keyfini bozdu. Vatandaş bize WhatsApp ihbar hattımızdan gönderdi, biz de haber yaptık. Netice itibariyle birinci derecede Ahmet Serdar Erdem sorumludur. İkinci derecede Çevre İl Müdürü Sayın Nurhan Kartal da sorumludur. Bunlar denetimlerini yapıyor mudur? Yapıyordur, mutlaka yapıyordur. Ama bize değil. Ahmet Serdar Erdem’in o dumanı Çevre İl Müdürlüğü’ne, patronu olduğu Sayın Vali’ye sunması lazım." ifadelerine yer verdi.
“BİZ DÜZCE’NİN ÖNCÜ’SÜYÜZ, HALKIN SESİYİZ”
Ünsal, Öncü Medya Grubunun milletin sesi olduğuna vurgu yaparak, vatandaşların haksızlığa uğradığında 0 542 767 18 81 numaralı WhatsApp İhbar Hattına kolayca ulaşabildiğini ve Öncü’nün de bu sorunları gündeme taşıdığına dikkat çekti.
“İBRAHİM KORKMAZ’IN DÜZCE’DEKİ GEÇMİŞİ NE?”

Konuşmasında sözü Düzce Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Seçimlerine getiren Ünsal, Düzcelilik ruhu vurgusu yaptı. Yeniden aday olmayacağını açıklayan DESOB Başkanı Mustafa Kayıkcı’nın koltuğunu Düzce’de 30 yıllık bir geçmişi olmayan Düzce Fırıncılar Odası Başkanı İbrahim Korkmaz’a bırakmayı hazırlandığını söyleyen Ünsal, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“Şimdi ‘Düzcelilik’ diyoruz ya; Düzceliler diyoruz, şimdi bir esnaf odaları seçimleri var arkadaş. Yani boncuk mu var sizin necasetinizde? Yirmi seneden beri adam orada oturuyor; on beş seneden beri, yirmi seneden beri, yirmi beş seneden beri oda başkanı. Bu başkanlar ne işe yarıyor? Yirmi seneden beri burada neye duruluyor bilmiyorum. Şimdi Mustafa Kayıkçı yirmi seneden beri eğile büküle, ona şirin, buna tatlı, buna tuzlu; milletin ağzının tadına, keyfine göre kılıflar bularak burada durdu. Şimdi gidiyor, “şerefli, liyakatli bir adama bırakacağım” diyor. Kime bırakacak? İbrahim Korkmaz’a bırakacakmış. Fırıncılar Odası Başkanı’na. Onu destekliyor Mustafa Kayıkçı. Ya senin kattığın ne? İbrahim ne katacak yani? İbrahim Korkmaz’ın Düzce’deki geçmişi ne? Otuz yıllık geçmişi yok. Burada esnaf olmuş da kendi memleketinde tutunamamış, ekmek yiyememiş, buraya gelmiş. Menfaati nasıl icap ediyorsa öyle yapmış, menfaatlerine göre hareket etmiş. Oda başkanı, Fırıncılar Odası, şimdi de DESOB başkanı olacakmış. Ya bunun kökü yok. Çeyrek asırlık bir geçmişi var. Yüz yıllık, iki yüz yıllık, üç yüz yıllık esnaf olanlar vazgeçti de dışarıdan gelen bir adam burada. Çünkü bu adam buraya menfaat için gelmiş. Esnaf odası başkanı olduğu zaman kendi menfaatini mi kollayacak, esnafın menfaatini mi kollayacak? Soru çok basit. Menfaati için gelmiş buraya, kendi menfaatini kollayacak. Bu kadar basit bu.
SEÇİMLERDE ERTAN TAŞLI’NIN KADERİNİ BELİRLEYECEK

DESOB Seçimlerinin Düzce Esnaf Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Ertan Taşlı’nın da kaderini belirleyeceğini kaydeden Ünsal, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Ama bu işlerin bir de tamamlayıcı noktası var. Tamamlayıcı noktası ne biliyor musunuz? Esnaf Kefalet Kooperatifi’nde Ertan Taşlı buradaki oyunu kuruyor. Seçimlere göre burada kalma şansı bir yirmi yıl daha, on beş yıl daha kalacak ki burada büyük imkânlar kullanacak. İstediğine kredi verecek, istemediğine vermeyecek. İstediğini düz yolda şaşırtacak, istediğini de dağları aşıracak. Böyle de bir para trafiği var veya böyle bir irade var ellerde. Bunların hepsi tabii resmi olur. Herkese kolaylık gösteriyormuş gibi görünür, ama canı istediğine verir. Yani çok şeyler dönüyor ya. Bu seçim Erkan Taşlı’nın Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifi’nde devam mı, tamam mı seçimi. Bu seçim Düzcelilerin, Düzcelilik ruhunun seçimi.”
MENFAAT İÇİN GELENİ DESTEKLEMEK NE KADAR ASİLCE?

Kayıkcı’ya “Düzce’ye menfaati için geleni desteklemek ne kadar asilce?” diye soran Ünsal, konuşmasını şu şekilde sonlandırdı:
“Mustafa Kayıkçı gerçekten yirmi sene o makamda kaldı. Ve hepsinden önemlisi, yirmi sene sonra bu coğrafyada yüzyıllardan beri kalanların, esnaflık yapanların değil de kaç sene önce buraya gelmiş, memleketinde bir yerde tutunamamış, buraya yurt edinmek için gelmiş insanların önünün açılması meselesi. Başımızın üzerine, belki elli sene sonra, belki belirli bir zaman sonra İbrahim Korkmaz’ın vizyonunda insanlar buraya gelebilir. Ama şunu unutmayalım: Düzce’ye menfaat için gelenlerle, Düzce’ye hizmet için kalanları birbirinden ayıralım. Düzce’ye menfaat için gelen insanlara, bu kapıları Düzceli açarsa, kendi menfaatlerinden olacak, kendi doğrularından olacak.”
