Düzce'nin valisi gitti. Düzce böyle bir vali uğurlamadı. Belki Türkiye böyle bir vali uğurlamadı ama Düzce böyle bir vali uğurlamadı. Vali Bey hakikaten gönüllere de dokunan, millete değer veren değerli bir bürokrattı. Ama ne var? Devlette devamlılık vardır. Devlet mutlaka ve mutlaka en iyisini düşünmüştür. Biz de böyle olduğunu düşünüyoruz. İnşallah hayırlara vesile olur.

ADLİYE FEVZİ ÇAKMAK’TA HADİ GİT ÖZLÜ’YE DE SORMA!

Biz burada yorum yaparken geçtiğimiz günlerde Okan Kaltu arkadaşı belediye başkan yardımcısı budandı, edildi, eğlendi diye bir eleştiri yapmıştık ve demiştik ki akçeli işlerden uzaklaştı. Tabii bu da farklı tepkilere sebep olmuş. Farklı tepkilere sebep olunca tabii bize de bu sitemler, tepkiler geliyor. Ben diyorum ve açık ve net söylüyorum. Okan Kaltu, akçeli işlerden elini ayağını çektin. Burada ne yaparsın bilmiyorum ama akçeli işler imasında bulunup da bunu herhangi bir şekilde gönüle veya nefse veya yargıya, idarete efendim değerlendirmek istiyorsan adliye Fevzi Çakmak’ta, Okan başkan yardımcısı. Hadi git, “Biri bir şey ima ediyor” de, gidebilirsin. Faruk Özlü’ye de sormana gerek yok. Gidebilirsin.

ARKAMIZDA ALLAH VAR GAM YOK

Vali Bey'in veda yemeğinde ben hatta sosyal medyamda paylaşmıştım. Faruk Bey de tabii birçok protokol oradaydı. Bir merhabalaştığımızda bana şunu söyledi kendileri. Dedi ki ‘Tarık Buğra köşe yazarı derdi ki, köşe yazarlığı ve gazetecilik yorum, düşman kazanma sanatıdır. Siz bunu fazlasıyla yapıyorsunuz.’ dedi. Biz de ‘Siz düşman olmayın kim olursa olsun.’ diye bir latifeyle karşılık verdik. Ama bu memleketin meselesini, insanların meselesini anlatırken mutlaka düşman kazanıyoruz. Ama bir o kadar da dost kazanıyoruz. Bir o kadar da gönül kazanıyoruz. Arkamızda Allah var. Bundan gayrını düşmanlar düşünsün diye ben bir paylaşım yapmıştım. Arkamızda Allah var. Bir iş rıza-i ilahiye göre yapılıyorsa kimin ne olduğu önemli değil. Biz burada neyin müdafaasını yapıyoruz? Düzce'nin müdafaasını yapıyoruz. Yapılmayan hizmetlerin, görülmeyeni göstermeye çalışıyoruz. Burada biraz kantarın topuk kaçtığı oluyor veya tam kantarı ayarlayamadığımız zaman da oluyor. Ama ameller niyetlere göre. Niyetin neyse amelin o. Kaldı ki burada tabii kamuoyunu yönlendirme adına yaptığımız değerlendirmelerde Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir yapısı var. Yürütme, yasama, yargı ve basın demiş. Dört erk üzerine oturtturmuş devletin yapısını, toplumun yapısını. Biz bunu demeyeceğiz de biz bunları anlatmayacağız, eksik olanı söylemeyeceğiz de biz ne işe yarayacağız burada? Allah bize buraları nasip etmiş. Bu zebaniler oraya gidince biz ne diyeceğiz? Zebanilere nasıl söyleyeceğiz bilmiyorum. Onun için niyet hayırsa akıbet hayır. Bizim niyetimiz memleket, millet meselesi.

DÜŞMANLARIMIZ DA VAR DOSTLARIMIZ DA

Düşmanımız var mı? Vardır. Bize tezgâh, dümen kurmak isteyen var mı? Vardır. Bizi buralardan çekmek isteyen var mı? Vardır. Bizi buralarda bertaraf etmek isteyen var mı? Vardır. Var mı? Var. Evet var. Korkutmak isteyen var mı? Var. İktidarın veya farklı güçleri kullanarak bizi maddi, manevi, içtimai zora düşürerek teslim almak isteyen, diz çöktürmek isteyen var mı? Var. Ama bizim arkamızda Allah var. Kimse boş hayal kurmasın.

Biz herkese göre değiliz. Herkes istediğini düşünür. Herkes de niyetine göre hareket eder. Amma velakin memleket, millet mesele; gerisi teferruat diyor. Evet. Önce Düzce. Bizim meselemiz Düzce, gerisi teferruat. Onun karşısında kim durursa dursun, ne olursa olsun umurumuzda değil. Çünkü gerçekten bu ülkenin, bu milletin derdiyle dertlenen bir liderimiz var ve liderden ziyade bunun etrafındaki insanların aynı dertte olmadığı zaman o derdi bizim hatırlatmak gibi bir görevimiz var. Bir misyonumuz var.

Belediye şirketlerinde değişim oldu. Bana bazı insanlar tavsiyelerde bulunuyor, diyor ki: “Güç sahipleriyle niye karşı karşıya geliyorsunuz?” Ben yan yana da gelirim. Birileri gibi maddi, manevi, içtimai, keyfi, ego, nefis bunların hepsini ama hepsini elde ederim. Benim Sayın Ayşe Keşir şahsıyla bir işim yok ki. Düzce milletvekili olduğu için veya bu kamu kuruluşlarında, şirketlerinde, şurasında burasında idaresinde olan insanlarla benim şahsi meselem yok ki. Herhangi bir meselem yok. Peki bunlarla iyi olunmaz mı? Olunur. Fırsatlar olur mu? Olur. İl başkanından çok iyi olabilirim mesela. Benim meselem Düzce. Eğer ben iyi olup da ben kabul görüp de ben fayda görüp de toplum fayda görmeyecekse o iyiliği kenara bıraktık.

Şirketlere gelelim, Düzce Belediyesi şirketlerine. Şimdi şirketlerde devir daim oldu. Beltaş'ın genel müdürü Üzeyir Yiğit, Belka’da genel müdür vekili oldu. Tam alanına geçti. Her anlamda kendini DNA’sına göre, ruhuna göre, kişiliğine göre, karakterine göre, mesleğine göre; yani insan kaynakları ve turizm, oteller, bungalov kalmalar, etmeler, eylemeler bunlar tam alanına girdi. Fakat Erdem Bey de Beltaş'ın genel müdürü oldu. Beltaş'ın genel müdürlüğü yardımcılığına daha önce orada müdürlük yapan Erkan Bey geldi. Erkan Bey, Basmacılar Çarşısı’nda Üzeyir Yiğit’in çıkardığı krizi, Üzeyir Yiğit’in güvenilmez olan listelerini ortaya koyup oradaki ihtilafı çözen, tıkır tıkır da insanların güvendiği, inşaatı devam ettiren bir adam Erkan Bey. Allah selamet versin. İnşallah hayırlara vesile olur.

ARABANIN KOLTUĞUNA YAPIŞTI

OTOBÜS TAHSİS EDİN DE MAKAM ARABASINI GERİ VERSİN

Şimdi burada enteresan olan şu. Beltaş'ın aldığı bir tane araba var. 4x4, çok özel bir araba. Makam arabası. Bunu Üzeyir Bey verememiş, daha teslim edememiş. Vermemiş Beltaş’a. Ben de Muhsin Yavuz var, ulaştırmadan sorumlu. Dedim ki, aradım tabii latife bu. “Beltaş'ın şantiyesinden kaç numara geçiyor?  Bir numara tahsis et arabaya. Çünkü genel müdürün altında araba yok. Bu otobüsle gitsin gelsin bari. 82 numarayı tahsis et.” dedim örneğin. Bakalım ne olacak, araba verilecek mi? 82 numara tahsis edilecek mi? Ya mahkeme kadıya mülk değil. Üzeyir Bey, Üzeyir efendi… Üzeyir genel müdür. Tam böyle istediğin yere geldin ama ekonomi yok orada tabii. Beltaş gibi ama burada tam istediğin yere geldin ya. Beltaş'ın arabasını da iade et de efendim seni fazla konuşmayalım.

Programın tamamı için:

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.