TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü için “Türkiye için kayıp, Düzce için kazanç bir değerbaşöden bahsediyorum size” demişti. Fakat iyi ki demişiz biz bunu. Kıyamet koptu. Yani kıyamet de kopmadı da buna benzer tepkiler var. Bizi farklı şekillerde itham eden arkadaşlar var. Arkadaşlarımız bu konuyla ilgili yorumları önümüzdeki günlerde haber yapacaklar. Ancak ben bir yere gelmek istiyorum.
Otobandan çıkıp Düzce’ye girdiğinizde, yolun sağında mezbelelik bir yer. Düzce’yi dökük kırık, üzerinde bacaları öyle, inşaatı nahoş, terk edilmiş gibi, gecekondu gibi, sığıntı gibi bir alanda iştigal eden sanayi esnafıyla anılıyor. Düzce’yi bilmeyenler, yeni gelenler baktığı zaman sanayi sistemimizin hali bu, çok kötü, şehirle de iç içe girmiş vaziyette. Bunların düzeltilmesi lazım.
Belediye başkanları bunlarla uğraştı. Mehmet Keleş, İsmail Bayram ve diğerleri uğraştılar. Tabii emek vermişlerdir, hakkını yememek lazım. 30 yıl önce Küçük Sanayi Sitesi yapıldı. Orada bir sorun var. Ne kadar sıkıntı, dert, problem varsa çözme adına adım atan bir belediye başkanı var ortada hepsi ona yıkılmış vaziyette. Bütün yükü, sorumluluğu, derdi ve faturayı ödeyen de bu belediye başkanı Faruk Özlü.
İKİSİNDEN BİRİ GİDECEK BAŞKA ÇARE YOK
Şimdi kâr muhabbetin, zarar hazinenin. Bugüne kadar böyleydi. Ben demiştim ya, 20 yıldan beri Mustafa Kayıkçı DESOB başkanı. Bir o kadar zamanda Murat Geçici Demirciler Odası’nın başkanı. Ne oldu? Çözüm ne? Bu çözümün olması için derdin güzel anlatılması, dinlenmesi ve paylaşılması lazım.
Başlangıçta burada şöyleydi: Faruk Özlü 1 milyon 750 bin lira gibi bir rakamdan bahsetti, “bu parayı ödeyin” dedi. Yani bedavadan biraz pahalı tabiri caizse. İki senelik süreçte adam oradan dükkan aldı.
Murat Geçici mesela, esnafın temsilcisi. Bunların hakkını savunacak adam iki tane dükkan aldı oradan. Dükkanını boşalttı mı? Yok.
Şimdi dükkanlar boşalacak deniyor. Kimlerin dükkanı? Oradan dükkan alanların dükkanları boşalacak. Müslüman Ticaret dükkanını boşalttı mı? Yok, boşaltmadı. Aydın Bey vardı, pankart asmıştı “Faruk Özlü’ye destek veriyoruz” diye. Taşındı mı? Yok. Niye taşınmadınız Aydın Bey, Müslüman Ticaret? Pankart astınız ya.
Ek süre isteyenler olmuş ruhsatlardan dolayı, bir aylık taşınma süresi vermişler. Mesela Nurullah Yıldız, belediye meclis üyesi, dükkanını taşımış, boşaltmış.
Şöyle bir bilgi aldık: 76 kişi var modern sanayiden dükkan alanlar. 76 iş yerinden 11 tanesi ruhsatlıymış. 30 tanesi ruhsatsız olduğu için mühürlenmiş. 15 tanesi idari olarak mahkemeye vermiş. 15 tanesi de ek süre istemiş. “Ben taşınacağım ama bana bir ay süre verin” demiş.
20 YILDIR KAYIKÇI KAVGASIYLA ESNAFI OYALADILAR
Buradan geçilecek, gidilecek. Burası kalkacak. İnsanların önüne alternatif konuldu. Bir mesele çözülmüyorsa bu tek taraflı değil. Kayıkçı’yla, Geçici 20 seneden beri çözmedikleri işi çözümsüzlük olarak bırakmışlar. Bunların esnafla, odayla alakası olmaması lazım. Çekilin artık. En büyük engel bunlar.
Oradan bir esnaf bizi arıyor, “Hakkımızı savunmuyorsun” diyor. Soruyoruz bu esnaf ne yapmış, ne etmiş, oradan dükkan almış, 45 bin liraya kiraya vermiş. Şimdi ‘çık diyorlar, boşalt diyorlar’ “boşaltmam” diyor. Figan kopuyor, sebep ne? Sen oradan dükkan aldın, 45 bin liraya da kiraya verdin. Hem kiraya vereceksin hem burada kalacaksın.
Eskiden köylerde salma ve imece vardı. Ama bu işlere katılmayanlar en çok muhalefeti ve dedikoduyu yapardı. Emeğin, sorumluluğun olmadığı bir yerde niye muhalefet yaparsın?
En son burada Bir dernek kuruldu. Esnaf odası hakkı savunmuyor deniyor. Hesap var, yarış var.
Ben sözümün yine arkasındayım, sonuna kadar da olacağım. Bu esnafın önüne konulması gereken güzel bir çözüm konuldu. Sürecin içinde iki taraftan da hatalar da var, bu işten rant elde etmek isteyenler de var. 15 tane dükkanın bir kişiye satılması izah edilemez.
5 BAŞKANIN DERDİ DE SORUNU DA ÖZLÜ’NÜN ÖNÜNDE
İşin özünde 1 milyon 750 bin lirayı ödeyebilecek esnaf, pazartesi günü saat 9’dan önce yatırmadığı için dükkan alamadı. Ama birine 15 dükkan çekle verildi. Bunların hepsi nir akıl ve mantık çerçevesinde Faruk Özlü’nün önüne konularak izah edildi.
1 milyon 750 bin liradan niye almadınız dükkanları? Şimdi “5-6 milyon nasıl alacağız” deniyor. 1 milyon 750 bin liradan alsaydınız. Çünkü aracı olanlar, rant peşinde koşanlar, çakallar, kolpaçinolar tabiri caizse yamyamlar, kim ve ne olursa olsun, çözüme katkı sunmayan, burada esnafın alın teri dökenin derdine derman olmayan kim varsa orada provake etti, manipüle etti.
Sanayide beni dinleyen herkese ben buradan soruyorum: Faruk Özlü tek tek sizin kapınıza gelmedi mi? “1 milyon 750 bin lira çok makul bir fiyat alın” demedi mi? Ama pahalı geldi. Niye pahalı geldi? Çünkü, Düzce’de depremden bugüne kadar yıllarca vergi toplanma oranları yüzde 64’tü düşüktü, aflar vardı.
Biz Düzce olarak deprem mağduriyetinden beslenerek, para vermemek üzere öyle yapmışız, böyle yapmışız.
“Efendim Bolu bunu böyle yapmış, burası böyle yapmış.” Bunları derken, bu işteki sorumluluk tek başına bir kişide de değil, 20 yılda var. 20 yıldan beridir neden yapmamışlar?
2005’ten 2020’ye kadar bu işler niye yapılmamış, para boldu. TOKİ’de de vardı devlette de vardı, devlet parayı harcayacak yer arıyordu. Şu anda para sıkıştı, devletin yatırımları azaldı. Deprem dolayı da bir bedel ödüyoruz Türkiye olarak.
‘ÇÖZÜMSÜZLÜK ÇÖZÜM’ DİYENLERE İTİBAR ETMEYİN
İşin özü şu: Bugün Sanayi sitesinde ‘çözümsüzlük çözümdür’ diyenler bu sahadan çekilmeli. Bitsin bunlar. Artık yenilenme olmalı. Ama TOKİ marifetiyle ama belediyenin uygulamalarıyla sanayideki sağlıksız yapılar oradan kalkacak, bu net. Provokasyon yapanlar olacaktır. Ama bir memlekete güzellikler gelirken en karanlık anlar yaşanır. Sonra güneş doğar.
ŞENGÜLOĞLU ‘BAYRAMLAŞMA NEDEN OLMADI’ SORUSUNA ÇOK ALINDI
Haber merkezimizden Zeki Aşıkoğlu, AK Parti il başkanını aradı. “Bayramlaşma neden yapılmadı?” diye sordu. İl başkanı, “Cumhurbaşkanı yaptı, biz de uygun gördük” dedi. Ama diğer iller yaptı. Sakarya uygun görmemiş, Zonguldak, Karabük uygun görmemiş. 81 il bunu uygun görmemiş. Soru sorunca suçlu oluyorsun. Sorunca “algı yapıyorsun” deniyor. Biz ne söyleyeceğiz? Gelin konuşun, kamuoyunu rahatlatın diyoruz. AK Parti içinde üç ayrı grup var, ayrışma var. CHP’de de durum farklı değil. Akçakoca’da kıyamet kopuyor şu anda. Siyasette liyakatsiz, beceriksiz, öngörüsüz insanlar çoğaldı. Artık asil, liyakatli, memleket sevdası olan insanların siyasete girmesi lazım. Yoksa sadece makam peşinde koşan insanlar artıyor. AK Parti’yi de Akçakoca’yı da önümüzdeki günlerde konuşacağız.
