Şimdi gecenin bir vakti Resmî Gazete’de yayımlanan bir tebliğle Düzce Valimiz Sayın Selçuk Aslan, Ankara’da Mülkiye Başmüfettişi olarak yeni görev yerine atandı. İlimize de Kırıkkale Valisi Sayın Mehmet Makas atandı. Her ikisine de hayırlı olsun. Devletimize, milletimize, ümmetimize, Düzce’mize hayırlı olsun. Şimdi Sayın Selçuk Aslan’la ilgili sayın siyasetçiler, vatandaşlar, herkes bir şeyler yazdı, bir şeyler söyledi, güzel dileklerde bulundu. Dün de Sayın Milletvekili Ercan Öztürk’le beraber TOKİ ile ilgili Düzce’nin bir derdine derman olmak adına Ankara’ya gitmişti, ama gecenin ilerleyen saatinde Resmî Gazete’de yayımlanan görevlendirmeyle Ankara’ya atandı.
DÜZCE’NİN GÖNÜLLERE DOKUNAN VALİSİNİ UNUTMAYACAĞIZ
Benim bir tezim vardı; hasbelkader benim edindiğim intiba, insanların ortak noktası şuydu: Devletin aklıyla, milletin derdini birbiriyle örtüştüren bir devlet adamı. Sayın Valimizin Düzce’ye çok kıymetli katkıları oldu. İnsanlara dokunurken, kadife eldiven içinde, çelik bir bilek olan Türk devletinin, devlet hiyerarşisindeki vatandaşla olan hukukunu en güzel şekilde yaşayan ve yaşatan bir valimizdi. Yine valimiz, gönüllerin valisiydi. İstisnalar kaideyi bozmaz. Bu memlekete çok bürokratlar geldi, valiler geldi ve gitti, il başkanları geldi, milletvekilleri geldi, belediye başkanları geldi ve gitti. Önemli olan şudur; gittikten sonra itibar görmek, gittikten sonra aynı muhabbetle sayılmak, anılmak, bilinmek, karşılanmak, uğurlanmak. İşte bu özelliklerle bize göre haiz olan, birçok insanımıza göre Düzce’ye göre haiz olan bir vali Düzce’den geldi ve geçti. Ama Düzce’de gönüllerin valisi olduğu, gönüllerin insanı olduğu, Orta Anadolu’nun kıraç topraklarından bu memlekete hizmet için yola çıkan valimiz, hakikaten o dolu dolu Anadolu kimliğini bize yaşadı ve yaşattı. Memleketimizden inşallah güzel anılarla gider, güzel tecrübelerle gider. İnşallah Allah ona daha güzel yerler, makamlar nasip eder ki; buna inanıyorum uzun vadede. Çünkü benim bu küçük aklımla gördüğümü, devlet büyük aklıyla görür.
UMUTLA DÜZCE’YE KATACAKLARINI BEKLİYORUZ
Hatta şunu da söyleyeyim; Sayın Vali de bütün partilerden, siyasi görüşlerden, grubu olan partilerden veya diğer partilerden gerek milletvekilleri olsun, gerek siyasetçiler olsun, hep kendilerinde bir şeyler buldular. İşte bu, devlet olmanın, devlet adamı olmanın bir enstantanesi olsa gerek. Bugün bütün partilerimizde, parti il başkanlarımızda, yüzde 100 demiyorum, ama büyük ekseriyeti Sayın Vali Selçuk Aslan da kendini buldu. Bu devlet aklıdır, bu güzel bir akıldır, bu güzel bir haslettir. Allah herkese nasip etsin.
Düzce’ye yeni gelen valimizi tanımıyoruz. İnsan bilmediğinin yabancısıdır. Ama referanslar, yapılan görüşmeler ve açık enformasyondan edinilen bilgilere göre Sayın Vali iki ilin valiliğinden sonra buraya geldi. Genelde Düzce’de ilk vali olanlarla çalışıyorduk. Bu valimiz Erzincan ve Kırıkkale’de valilik yaptıktan sonra, üçüncü valilik yaptığı yer burası. Bu, Düzce için inşallah bir kazanım olur. Çünkü ilk defa vali makamına atananlar, hep buraya atanıyordu. Ama vali makamından, makama gelmenin artık Düzce bir nimetini yaşar diye düşünüyorum, öyle umut ediyorum. İnşallah Allah devletimize, milletimize zeval vermesin.
Şimdi önemli bir konu var. Düzce’de 10 binin üzerinde öğrenci KYK yurtlarında kalıyor. Buradan hizmet alıyorlar, burada barınıyorlar, haneleri olmuş, evleri olmuş bu yurtlar. Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nde iyi niyetli, memleketine, insanlarına hizmet için heyecan içinde pırpır yüreği atan bir il müdürümüz var; Zekeriya Aslantürk Bey. Gençlik Spor İl Müdürünün gayretinden, oradaki personelin ve idarecilerin, Akçakoca dâhil olmak üzere, yurtlardaki müdürlerin, idarecilerin gayretinden ve samimiyetinden bir endişe yok. Fakat bu ekranlarda duydunuz. Burada eğitim gören, hayatını devam ettiren öğrencilere iddiaya göre, Tarım Bakanlığı verilerine dayanarak, domuz eti yedirildi. Domuz eti kalıntısı dendi, ama domuz etinin varlığı bir var,. “Parfümden gelmiş, şuradan gelmiş” denildi. Şimdi de geçtiğimiz gün bir haber oldu. Düzce Tüketici Aktarı Derneği Başkanının açıklaması vardı. WhatsApp ihbar hattımıza gelen bir haberde, bir su böreğinde kıl çıktığı söylendi. Bu kasıtlı da olabilir veya olabilir de… Ama sülük çıktı yaa! Çocuklarımıza dün domuz eti yedirdiniz, bugün sülük yediriyorsunuz. Bu nasıl bir şey? Bu nasıl bir anlayış? Ondan sonrasının mazereti yok bunun. Milyonlar kazanacaksınız, imkânlar kazanacaksınız, “Efendim buzluymuş, donukmuş, gıda açılınca böyle olmuş.” Ben onu bilmem, kimse de bilmez. Ben önüme gelen yemeğin kalitesine bakarım. Para kazanmıyorsanız bırakın. Çok sorunluysa vazgeçin. Bunu devam ettirecek birimler olur.
KİMSE BİZİM EVLATLARIMIZA DOMUZ ETİ, SÜLÜK YEDİREMEZ!
Ama işin esprisi şurada; bu domuz eti meselesinden sonra, başka bir şirkete geçilmiş. O şirketle bu şirketin bir bağlantısı var mı? Öngörülerde bazı dokunuşlar var gibi görünüyor. Bizim en büyük yatırımımız insana yapılan yatırımdır. Akademik eğitim almaya giden öğrencilere domuz eti, sülük yedirmenin kimsenin hakkı yok. Bunun gereği en üst seviyede yapılmalı. Adamın dayısı varmış, ağası varmış, paşası varmış, parası varmış, gücü varmış, bu beni ilgilendirmiyor. Buradan söylüyorum; kim ne yapacaksa yapsın. Devletin ilgili birimleri, ilgili kurumları iş bitirmeli, çözüm üretmeli, sonuç odaklı olmalı. Kısaca hepimizin bir yavrusu var. Benim de üniversitelerde okuyan iki yavrum var. Hepimizin bir yakını var. Emanet ediyoruz, siz bizim çocuklarımıza domuz eti, sülük yediremezsiniz. Bitti...
Kim yediriyorsa, bunun gereği yapılmalı ve biz de bu işin takibinde olacağız. Ne oldu, ne bitti, nereye kadar gitti, ne gibi müeyyide uygulandı? Burası muz cumhuriyeti değil; kanunu, kuralı olan bir ülkede yaşıyoruz. Bu konuda Sayın Valimiz Selçuk Aslan’ın ve yeni gelecek olan Valimiz Sayın Mehmet Makas’ın hassasiyetinden hiçbir endişemiz yok. Ama bizimki malumun ikrarı.
DORÜS’TEKİ LAVUK MESELESİ İÇİN CUMA GÜNÜNÜ BEKLEYİN
Şimdi gelelim Dorüs meselesine. Dorüs’te olan o lavukla başlayan konuyu, cuma günü işin muhataplarıyla detaylı görüşüp Dorüs’te bir açıklama beklediğimizi ifade etmiştik. İbrahim Sancaklı Bey’le yapılan görüşmelerden sonra sizlerle paylaşacağım.
Efendim, Allah ömür verirse cuma günü saat 6’da Yorumlu Yorum’da buluşmak üzere… Hoşça kalın, dostça kalın. Allah’a emanet olun.
