DÜZCE'YE ÇEYREK ASIRDA NE FAYDAN OLDU! TEK BİLDİĞİN İKTİDARI ÖVMEK

Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, Düzce Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanlığı’na yeniden aday olmayacağını açıklayan Mustafa Kayıkcı ile ilgili seçimler sonrası senaryoyu açıkladı. “Mustafa Kayıkçı, Esnaf Konfederasyonlarından yetki alıp danışman gibi, genel kurulda da bunu onaylatıp o koltukta yine danışman diye oturacak” diyen Ünsal, Kayıkcı’nın kendisi ile ilgili bahsettiği milliyetçilik konusuna “Ben önce Müslüman’ım sonra Türk’üm” diyerek yanıt verdi. Ünsal ayrıca, Yahudi Simon ile Salamon’un hikayesini anlatarak, Kayıkcı ile İbrahim Korkmaz arasındaki senaryoyu özetledi.

DÜZCE'YE ÇEYREK ASIRDA NE FAYDAN OLDU! TEK BİLDİĞİN İKTİDARI ÖVMEK

Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, Düzce Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanlığı’na yeniden aday olmayacağını açıklayan Mustafa Kayıkcı ile ilgili seçimler sonrası senaryoyu açıkladı. “Mustafa Kayıkçı, Esnaf Konfederasyonlarından yetki alıp danışman gibi, genel kurulda da bunu onaylatıp o koltukta yine danışman diye oturacak” diyen Ünsal, Kayıkcı’nın kendisi ile ilgili bahsettiği milliyetçilik konusuna “Ben önce Müslüman’ım sonra Türk’üm” diyerek yanıt verdi. Ünsal ayrıca, Yahudi Simon ile Salamon’un hikayesini anlatarak, Kayıkcı ile İbrahim Korkmaz arasındaki senaryoyu özetledi.

30 Ocak 2026 Cuma 16:58

Düzce’de konuşulmayan konuşulduğu program olan “Yorumlu-Yorum” programında, Öncü Medya Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal, gündeme damgasını vurmaya devam ediyor. Öncü TV ekranları ve 100.2 Radyo Öncü ortak yayını ile geniş kitlelere ulaşan ve ilgi ile takip edilen “Yorumlu-Yorum” programının son bölümünde Ünsal, yaklaşan DESOB seçimleri öncesinde Başkan Mustafa Kayıkcı’nın hesaplarını tek tek açıkladı.

“BAŞKAN KORKMAZ OLACAK, AMA KAYIKÇI DANIŞMAN OLARAK O KOLTUKTA OTURACAK”

Mustafa Kayıkcı’nın başkanlık koltuğunu bırakmayacağını söyleyen Ünsal, Hani Mustafa Kayıkçı bıraktı ya başkanlığı, seçimlere girmiyor. Bırakır mı ya? Ayrılır mı oradan? Ayrılmayacak. Ne olacak? Hesap şu, plan şu: DESOB Başkanı İbrahim Korkmaz olacak. O da Palandöken’in Fırıncılar Odası yönetimine girecek. Buradan Düzce’den eli ayağı koparılacak. Ama görüntüde DESOB Başkanı olacak. Mustafa Kayıkçı, Esnaf Konfederasyonlarından yetki alıp danışman gibi, genel kurulda da bunu onaylatıp o koltukta yine danışman diye oturacak. Senaryo bu. Ne kadar doğru, ne kadar eğri bilmem? Ama bu odalarda 6 liralık işi 13 liraya fatura ettirdiğiniz zaman ya da “Ben bu paraları şöyle harcadım, böyle harcadım” dediğiniz zaman, rahmani tarafı anlatmak kolay, ama şeytani tarafında her şey usulüne uygun. İkincisi… Biz bu ve buna benzer eleştirileri yaptığımızda, bize menfaat karşılığı beklenti varmış gibi laflar ediliyor. “Bazı basın organları parayla televizyona çıkarıyormuş” gibi laflar ediliyor. Mustafa Kayıkçı, asalet aslına rücu etmektir. Hangi asaletinle söyledin bilmiyorum. Ancak bu Öncü’ye, Manşet Gazetesi’ne kaç defa programa çıktın, kaç defa haberin yayınlandı, kaç para verdin? Adamsan, kaç para verdiğini açıkla. Senden kaç para istendi? Böyle işi hafife alma. Çünkü dervişin fikri neyse, zikri öyle olurmuş” diye konuştu.

“BEN BU MEMLEKETİN KURUCU ASLİ UNSURUYUM”

Kayıkcı’nın kendisi ile ilgili milliyetçilik üzerinden yaptığı açıklamaya, “Ben önce Müslüman’ım, sonra da Türk’üm” diyerek cevap veren Ünsal, “Bir de benim milliyetçilik noktasında bir ifademden bahsetti. Beni herkes bilir. Sen de bilirsin, herkes de bilir. Ben önce Müslümanım. Allah’ıma şükrediyorum. Sonra Türk’üm. Manav falan değilim, Manav kelimesini kabul etmiyorum. Bir hakaret görüyorum. Türk’üm ben, Türk. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım ve bu memleketin kurucu asli unsuruyum. Ama ne zaman ki milletler arasında, kavmiyetler arasında bir üstünlük yaygarası kopar, işte o zaman kimse kusura bakmasın, milliyetçilik devreye girer. Ama Allah Resulü’nün ve bizim inancımızın çizdiği yerde bu yoktur. Öncü’ye gelmiştir Mustafa Kayıkçı, çok görmüştür. Öncü’ye girişte bizim odamızda “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” yazar. Biz milliyetçi değiliz, ırkçı da değiliz, olamayız. Bizim inancımıza terstir. Ama ikili muhabbetlerde benden aldığını bana da satma. Öyle şeyler var ki; kişiselleşiyorsun. Bu ekranlar kişisel hesapların üstündedir. İnsanların beynini kişisel hesaplarla bulandırmaya gerek yok. Çok hatırlı dostlar var, ama ben öyle şeyler konuşurum ki, tabii buradan değil, sosyal medyamdan, unuttuğun psikiyatri haplarını almak zorunda kalırsın. Onun için esnaf bilir” diye konuştu.

SİMON-ŞOLOMON HİKAYESİ

KAYIKÇI- KORKMAZ SENARYOSU

Kayıkcı ve İbrahim Korkmaz arasındaki senaryoyu, Yahudi Simon - Şolomon hikayesini anlatarak özetleyen Ünsal,  “Gelelim Simon ile Salamon’un hikâyesine. Yahudi bunların ikisi de Salamon’dan borç para almış. “İki ay sonra ödeyeceğim” demiş. Yahudilerin uydurma Tevrat’ına göre birbirlerine verdikleri söz, Allah’a verilen söz gibidir. Birbirlerine sahiplenme duyguları vardır Yahudilerin. Bir ay sonra Simon’un işleri düzelmemiş. Parayı ödeyeceği son aya girince, on beş gün gece kabus, gündüz baskı, parayı da ödeyemiyor. Uyku tutmuyor geceleri, sabahları işine gittiğinde düzeni bozuluyor. Bir akşam Salamon’un kapısını çalmış, demiş ki: “Sen bana para vermiştin, kırk beş gün geçti. Ben sana iki ay sonra vereceğim demiştim, ama şu anda düzeltemedim. Uyuyamıyorum, geceleri düşünceden, gündüzleri kafam kalkmıyor. On beş gün sonra bu parayı ödeyemiyorum. Bugüne kadar ben düşündüm, bundan sonrasını sen düşün” demiş” ifadelerini kullandı.

“ESNAF DURUMUNDAN MEMNUNSA BİZİ İLGİLENDİRMEZ”

Kayıkcı’ya “İktidar güzellemesinden başka ne yaptın” diyerek seslenen Ünsal, son olarak şu ifadelere yer verdi:

“Ben bir tespit koydum ortaya. Esnafa seslendim, kamuoyuna seslendim. Benim dediğim gibi kimse hareket etmek zorunda değil. Etmez de zaten. Dizayn etmek gibi bir derdim yok. Kim gelirse gelsin biz basın olarak orada bir muhatap buluruz. Ancak esnaf düşünsün bundan sonrasını. Tartsın, yatırsın, kaldırsın; bir hesabını yapsın. Sizin çizdiğiniz yol esnafı nereye getirdiğinden memnunsa buyurun devam edin. Bize ne? Esnaf memnunsa bizi ilgilendirmez. Ama esnaf memnun mu? Değil. Onu da biliyorum. Ben tek bir şey söylüyorum: İktidar güzellemesinden başka ne yaptın Mustafa Kayıkçı? Belediyenin şirketlerinden maaş alarak yönetim kurulu üyesi olarak maaş alıp da, hiçbir eksiği yok. Ne yaptın? İktidar güzellemesi. “Efendim, efendim…” Böyle devam et. Seni itibar ediyorlarsa, onlara dar gelen bize bol gelir. Allah çarşınıza pazar versin.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.