Biz haberleri yaparken 5N1K kuralına göre arkadaşlarımız bunu takip ediyorlar. Haberlerimize düşen iki tane konu var.

Bir tanesi İYİ Parti İl Başkanlığı’nda sekreter görevinde olan bir arkadaş, işten ayrılma durumuna geliyor. Buna da diyorlar ki; ‘Sizin işsizlik maaşı almanız için şunları imzalamanız lazım.’ Bankaya gidiliyor. Bankada hesabına para geçer geçmez, il başkanı Demet Boşver hanımefendinin, hesabına geçen paranın Demet Hanım’ın şirketinin üzerine hemen aktarıldığı ve bu kişinin eline para geçmediği iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunuyor bu kişi.

Siyaset ve siyasi partiler ve siyasetçiler, insanların haklarını, hukuklarını, hayatlarını kolaylaştırmak ve kollamak üzere dizayn edilir. Şimdi Yunus Özay Er döneminde çalışmış. Yunus Özay Er’den sonra Demet Hanım döneminde de ayrılmış. Bunun bir hakkı var, bir hukuku var. Bu herhangi bir kurumda olduğu zaman, herhangi bir işletmede olduğu zaman, arada bir hesaplar vardır; tutmamıştır, öyle olmuştur, böyle olmuştur.

Ama bu bir partide… Parti bize ne diyor? “Biz size müreffeh, düzgün bir hayat yaşatacağız. Ekonomik olarak daha iyi olacağız. Emekli maaşında belediyede o yok, siyasette bu yok. Bunlar beceriksiz, biz daha iyisini yapacağız” diyor. Siz böyle mi yapacaksınız? Ey İYİ Partililer, ey Yunus Özay Er, bundan haberiniz olduğunda ne yaptınız bu konuyla ilgili? Demet Hanım burada İYİ Parti il başkanı olarak, yani bu iddia doğruysa çok vahim. Çok vahim.

ÖNCE ÇALIŞANIN HAKKINI VERİN SONRA SİYASETİ YAPIN

Siz kendi çalışanınız arasında hukuk ve mutabakat kuramadığınız bir iradeyi millete nasıl anlatacaksınız? Önce can sonra canan. Bak Cuma Namazında bile hoca hutbede okurken diyor ki; Allah hısımlarınıza, akrabalarınıza, yakınlarınıza iyilik yapmayı emreder. Allah’ın adaletinde de yok bu. Gönülle ayrılmak var. Ama siyaset yapıyorsanız, insanlara hak, hürriyet, yaşam kalitesi sunuyorsanız önce çalışanlarınızdan başlayın. Yoksa o partiyi kapatın gitsin ya, Düzce’de. Net. Veya insanlar bunun böyle olmadığını iddia ediyorsanız… Ki Demet Hanım’a bu iş soruldu. Arkadaşlarımız sordu. Dediler ki, böyle böyle bir iddia var. “Mahkemede görüşürüz” dedi. Ya mahkemede görüşürüz demekle olmuyor. Biz sizin iddiaya karşı Cumhuriyet Savcılığı’na verilen suç duyurusuna karşı bir ifadeniz varsa, bir cevabınız varsa, onu soruyoruz. Kaldı ki bu hukuki bir dava. Cumhuriyet Savcılığı buna takipsizlik de verebilir. Çünkü ceza davası farklı bir şey, hukuk davası farklı bir şey. Amma velakin onun hakkı ne karar çıkarsa çıksın, o hak ödenmediği sürece, ortada bir hak teslimi olmaz. Millete hak iddia ederek, milletin hakkıyla itilafa düşmek hiç akıl kârı değil. Akıl tutulması. Kimse kusura bakmasın. Demet Boşver kadar, Yunus Özay Er’in de burada eski il başkanı ve partide etkin, ön planda olan bir insan olarak bir sorumluluğu vardır bana göre. Çünkü orada çalışmışlar, beraber çalışmışlar. Bu işin düzelmesi lazım. Kim düzeltir bilmem.

60 MİLYONLUK ARSAYI 21 MİLYONA SATAN-ALAN DOLANDIRICILAR

4 KİŞİ TUTUKLANDI

Bugün beş kişi savcılığa çıkarıldı, mahkemeye çıkarıldı. Mahkeme dört kişiyi tutukladı, bir kişiyi bıraktı. Dolandırıcılık. Evet, şimdi dolandırıcılık… Altmış milyon edecek arsayı yirmi bir milyona almaya kalkan o kardeşler, o müteşebbis. Ve şimdi bunun ekspertiz değeri kırk iki milyon lira. Tabii üzerinde altında ticaret vardır. Acaba fırsattan istifade mi oldu, yoksa “kelepir arsa” deyip, toplumda düştü de alalım mı dediler? Her iki halde de on dört–on beş milyon liraya yakın bir parayı zaten peşin ödemişler. Yani akılsız başın cezasını ayaklar çeker derler ya; tamahkârlıkla, elde etmek adına tamah etmekle samimiyetsizlik arasında çok fark yok. İkisi de üç aşağı beş yukarı aynı. Bunun detaylarını önümüzdeki haftadan itibaren konuşacağız. Düzce’deki dolandırıcılık olaylarını, bunu tezgâhlayan, dümenleyen insanlar neler yapıyor, nasıl yapıyor ve bu olayın arka planını da önümüzdeki hafta izah edeceğiz.

OKULA BEŞ TAHTA KOYAMADIK!

Son olarak Sayın Ayşe Keşir hanımefendi ‘Düzce’de on iki tane okul yaptık.’ dedi. Bunların üç veya dört tanesi bildiğim kadarıyla Sayın Faruk Özlü’nün kişisel ve siyasi, içtimai halleriyle teşvik edilen okullar. Diğerleri Millî Eğitim tasarrufunda yapılmış olabilir. Fakat ben bir şeye dikkat çekmek istiyorum. Bugün Düzce’de altı tane okulda akıllı tahta yok. Benim bildiğim fazladır, eksiktir ama altısını biliyoruz. Bunun bir tanesi Gümüşova’da, beş tanesi Akçakoca’da. Akçakoca’daki okullarda akıllı tahta yok. Ben bunu bir Akçakocalı olarak söylemiyorum, ama diyorum ki; Akçakoca, Düzce’de eğitimin kalitesini, seviyesini yukarı taşıyan bir bölge. Bugünü bırakın, yirmi yıllık istatistiklere bakın. Akçakoca’daki not oranları, üniversiteyi kazanma oranları, liseler arası geçişler, ortaokuldan liseye geçişler… Akçakoca hep üstte. Düzce’nin çok üzerinde. Ama okullarda akıllı tahta yok. Örneğin Akçakoca’nın Beyören köyü, benim de köyüm. Bir okul yapılmış. Bu kadar rezil, bu kadar biçare, bu kadar en alt seviyede ustalıkla yapılan bir okul olamaz. Bunu nasıl geçici kabul yaptınız? Bunu nasıl kabul ettiniz? Çatıdan gelen su, alt kattaki kalorifer dairesine, laboratuvar dairesine akıyor. Bu bile başlı başına bir fecaat. Bunu kim ihale etti? Müteahhide kim bu kadar tolerans gösterdi? Neden gösterildi? Ve hepsinden önemlisi şu: O müteahhit denilen kişinin yaptığı okulun berbat olduğu herkesçe biliniyor, ama kimse düzeltemiyor. İl Özel İdaresi bununla ilgili ne yaptı, kamuoyuna açıklamalı. Yoksa ben soracağım, ben açıklayacağım. Bu kadar rezil bir yapı olamaz. Olmamalı. En son bu okul açılacak, tahtaları yok, çevre düzenlemesi yapılmamış. Sayın Valimizin hassasiyetiyle, elinin ayağının tozuyla gelip meseleyi kısmen çözdüğünü de buradan takdirle söylüyorum.

ÖZDEMİR MİLYONLARI FEDA ETTİ

BUNUN ADI BECERİSİZLİK!

Ama başka bir şey söyleyeyim: Bugün Burhan Özdemir var, MÜSİAD Genel Başkanı. Bu memlekete hayra, hasenata gönül veren bir insan. Annesinin adına Nezahat Özdemir İmam Hatip Okulu yaptırmış, ciddi paralar harcamış. Açılışını Ulaştırma Bakanı yapmıştı. Bu okulda bile akıllı tahta yok. Milyonlar verilmiş ama akıllı tahta yok. Memleketin hali bu. Maalesef memleketin hali bu. Sayın Valiye ve bu konuda emek veren herkese teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun. Bir okulun derdine derman olundu ama Akçakoca işi mutlaka değerlendirilmelidir. Benim dediklerim doğru mu, eğri mi? Akçakoca Düzce’de eğitimin lokomotifi ama Düzce’de altı okulda akıllı tahta yok, bunun beşi Akçakoca’da. Bunu izah etmek mümkün değil. İlçe Millî Eğitim Müdürü’nden yukarıya kadar bu işte bir beceriksizlik, bir iş bilmezlik vardır. Başka bir şey varsa da bilmek isteriz.

Programın tamamı için:

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.