Düzce’de yaşayan Ali ve Nurhan Yılmaz çifti 6 aydır evlerine bağlanmayan elektrik nedeniyle mağduriyet yaşıyor. Zor günler geçiren yaşlı çift hastalıklarıyla uğraşmanın yanı sıra, elektriği olmayan evlerinde yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş’ye defalarca girişimde bulunulmasına rağmen bir sonuç alınamaması vicdanları sızlatırken, Öncü Haber’e konuşan yaşlı çift “Her yere başvurmamıza rağmen evimizde elektriğimiz yok. Biz Türkiye vatandaşı değil miyiz? Neden evimize elektrik bağlanmıyor?” diyerek serzenişte bulundu.
Bundan yaklaşık 6 ay önce 76 yaşındaki Ali ve 82 yaşındaki Nurhan Yılmaz çifti, hastalıkları nedeniyle doktorlarının ‘temiz havada ve doğal hayat yaşayın’ tavsiyesi üzerine İstanbul’dan Düzce merkeze bağlı Gölormanı Köyü’ne yerleşti.
Köyün Merkez Mahallesi’nde yaptırdıkları evde yaşamaya başlayan yaşlı çift, evlerinin yakınına elektrik direkleri dikilmesine rağmen aylardır elektriğe erişemiyor.
O günden sonra hayatları adeta zindana dönen yaşlı çiftin mağduriyetinin giderilmesi için köy muhtarlığı ve kendileri tarafından defalarca SEDAŞ’a başvurulmasına rağmen bir sonuç alınamadı.
Kalp hastalığı ve beyin tümörü bulunan Ali Yılmaz ile elektriksizlik nedeniyle en temel ev ihtiyaçlarını karşılayamayan eşi Nurhan Yılmaz, huzurlu bir yaşam hayaliyle geldikleri Düzce’de adeta çifte mağduriyet yaşıyor. Yaşlı çift, bir yandan sağlık sorunlarıyla mücadele ederken, diğer yandan 21. yüzyılda mum ve lüküs ışığında hayatlarını sürdürmek zorunda kalıyor.
“YEMEĞİMİZİ SAKLAYAMIYORUZ, ÇAMAŞIRLARIMIZI KOMŞULARA GÖTÜRÜYORUZ”
Öncü Haber’e konuşan Ali Yılmaz, doktor tavsiyesi üzerine yerleştiği köyde yaşadığı mağduriyeti anlattı.
Kalp hastalığı ve beyninde tümör bulunduğunu söyleyen Ali Yılmaz, yaşadıkları zorlukları şu sözlerle dile getirdi:
“Kalp hastalığım var, beynimde tümör var. Doktorumun tavsiyesiyle buradan yer aldık. Önce köyüme gittim orada kardeşlerimle anlaşamadık, sonra buraya yerleştik. Burada da elektriğimiz olmadığı için mum yakıyoruz. Misafirlerimiz geldiği zaman lüküsümüz var onu yakıyoruz. Yaptığımız yemeği bir kere yiyebiliyoruz, sabah kaldı mı ekşiyor dökmek zorunda kalıyoruz. Çamaşırlarımızı komşulara yolluyoruz bazen kimisi alıyor kimisi almıyor. Zorla yollayamazsın çamaşırları veremezsin. Eşim 82 yaşında elde çamaşır yıkayamıyor. Geçtiğimiz Kasım ayında yaptık bu evi buraya o günden beridir elektriğimiz yok. Elektrikçiler ‘şuradan kağıt alın, buradan kağıt alın’ diyor, kimse yapmaya yanaşmıyor.”
“KARANLIKTA BİRÇOK KEZ DÜŞTÜM”
Karanlıkta birçok kez düştüğünü ve yaralandığını söyleyen Nurhan Yılmaz, Elektrik olmadığı için günlük yaşamlarının büyük ölçüde etkilendiğini belirterek yaşadığı sıkıntıları şöyle anlattı:
“Bize elektrik vermiyorlar. Türkiye vatandaşı değiliz herhalde, Yunanistan’dan da gelmedik. Nedir bizim bu çilemiz? Hastayım, karanlıkta lavaboya giderken 3 kere düştüm. Çok yere başvurduk, elektrik vermiyorlar. Elektrik olmadığı için dolabımı kullanamıyorum, bir et yemek istek, meyve yemek istesek yiyemiyoruz. Kahvaltılık alıp dolabımıza koyamıyoruz. Eşim hasta oldu, doktor temiz havada yaşa dedi buraya geldik. Ne olacak bizim halimiz? Biz Türkiye vatandaşı değil miyiz?”