banner41

TED GENEL BAŞKANI PEHLİVANOĞLU DÜZCE’DE BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ

Düzce merkeze bağlı Şıralık Mahallesi’nde bulunan Düzce Öncü Koleji ile Bolu merkeze bağlı Doğancı köyünde bulunan Bolu Öncü Koleji TED Akreditasyonu kapsamına alındı.

TED GENEL BAŞKANI PEHLİVANOĞLU DÜZCE’DE BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ

Düzce merkeze bağlı Şıralık Mahallesi’nde bulunan Düzce Öncü Koleji ile Bolu merkeze bağlı Doğancı köyünde bulunan Bolu Öncü Koleji TED Akreditasyonu kapsamına alındı.

01 Eylül 2020 Salı 16:06
TED GENEL BAŞKANI PEHLİVANOĞLU DÜZCE’DE BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ

Öncü Eğitim ve Kültür Vakfı bünyesindeki Düzce ve Bolu kampüslerinin TED çatısı altında eğitim yolculuğuna devam etmesi dolayısıyla bugün her iki kampüste basın toplantısı düzenleyen Türk Eğitim Derneği (TED) Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, “Bizim en büyük farkımız ne diye sorarsınız biz testle tost arasına sıkıştırılmış bir nesil yetiştirmek istemiyoruz. Dershane ve sınav baronlarının cebi dolsun diye okul sınıflarını doldurmaya çalışmayız. Biz eğitimin insan yetiştirmek bilincinde yapıldığı bir kurumuz.” dedi. Kazancının tamamıyla eğitime yatırım yaptığını söyleyen Öncü Eğitim Kurumları Kurucusu Tonyalı da “Bizim bütün servetimiz okullarımız.” diye konuştu.

Öncü Eğitim ve Kültür Vakfı bünyesindeki Düzce ve Bolu eğitim kampüslerinin TED Akreditasyonu kapsamına alınması dolayısıyla Türk Eğitim Derneği (TED) Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu ve Öncü Eğitim Kurumları Kurucusu Önder Tonyalı tarafından basın toplantısı düzenlendi.

Öncü Koleji, TED Okulu haline gelmesini sağlayacak olan Türk Eğitim Derneği Akreditasyonu sürecine kabul edildi. TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu ve TED Yönetim Kurulu Üyeleri, Bolu ve Düzce’ye gelerek okulları ziyaret etti. Öncü Eğitim Kurumları Kurucusu Önder Tonyalı ile Bolu Doğa Koleji Kurucu Temsilcisi Av. Egemen Tonyalı Pehlivanoğlu’na okulları gezdirerek bilgiler verdi.

Düzce Öncü Koleji’nde pandemi önlemleri kapsamında sınava hazırlık dersleri devam eden 8. ve 12. sınıf öğrencilerini ziyaret eden Pehlivanoğlu, öğrencilere ne olmak istediklerini sordu ve gelecek ile ilgili tavsiyeler verdi. Ardından Öncü Kolejinin bahçesinde TED-Düzce Öncü Koleji TED Akreditasyonu kapsamında basın toplantısı düzenlendi.

Pehlivanoğlu ve Tonyalı kameraların karşısına geçerek Öncü Koleji ile TED arasındaki akreditasyon süreciyle ve gündemdeki diğer konularla ilgili açıklamalarda bulundu.

“TONYALI AİLESİYLE TED’DE YENİ BİR SAYFA AÇTIK”

Prensip olarak başka bir isimle faaliyet gösteren okulların TED’e dönüşmediğini söylerek sözlerine başlayan Pehlivanoğlu, “Tonyalı ailesinin bizi ikna etmesiyle Türk Eğitim Derneği’nde yeni bir sayfa açtık. Türk Eğitim Derneği Akreditasyonu ve Danışmanlık Hizmetleri altında gerçekleşiyor. TED’in kendi okullarında izleme değerlendirme ve geliştirme noktasında 32 başlığı vardır. Öğrenciler üzerinde yaklaşık 18 bin kazanım hesabı yapılır. Fizik, akademik, sosyal ve kültürel hedefleri vardır. Tabi ki b ir okulun TED bilincine, sistemine dönüşmesi çok kolay bir süreç değildir. Çok kolayca göze alınacak bir süreç de değildir. Ben huzurunuzda değerli dostlarımıza bu süreci göze altıkları ve hatta bizim beklentimizden çok daha hızlı bir şekilde dönüşüme girdikleri için teşekkür etmek istiyorum.” dedi.

“KENDİ PROGRAMLARIMIZ VAR”

TED akreditasyonu altında olan bir okulun TED adını taşıyan okuldan süreç farkı olmadığını vurgulayan Pehlivanoğlu, “Tabii ki dönüşüm süreci var ama program, öğretmen yetkinlikleri, sportif ve akademik süreçler itibariyle biz TED okulunda da ne yapıyorsak burada da aynısını yapıyoruz. Örneğin öğretmen alım süreçleri TED tarafından yapılmaktadır. Öğretmen eğitimlerinde TED programları uygulanmaktadır. Bizim Tatil ve Terbiye Kurulu’na onaylattığımız kendi programlarımız var. Okulun hazır olmayan noktalarını da hazırlıyoruz. Düzce okulumuzda hem süreç itibariyle çok büyük bir sıkıntı çekeceğimizi düşünmüyoruz. Hem Önder Bey’in hem de Egemen Bey’in yaklaşımlarıyla bu süreci çok daha hızlı halledeceğiz.” ifadelerini kullandı.

“DÜZCE’NİN FARKLILIKLARINI ORTAYA KOYMASINI İSTERİZ”

Pehlivanoğlu, okullardan beklentilerinin sınav odaklı eğitim yerine yaratıcılık olduğunun altını şu sözlerle çizdi: “Ama tabii ki standartlar ve hedefler her profesyonel yapı olduğu gibi 91 yıllık TED için de geçerli. Bazı sistem farklılıklarımız vardır. Bazı zincir grupları sadece sınav odaklı eğitim götürürler. Biz okuldan yaratıcılık isteriz. Biz müdürümüzden ve eğitim kadromuzdan Düzce’nin farklılıklarını ortaya koymasını isteriz. Biz bizim onaylayacağımız şekilde eğitim programlarında ve süreçlerinde kendilerinin tanımlamalarını isteriz. Bunlar TED Genel Merkezi’ne gelip, bakılıp onaylanan süreçlerdir. Orada 100’ün üzerinde arkadaşımız çalışıyor.”

Okul çeşitliliğine değil, program çeşitliliğine inandıklarını vurgulayan Pehlivanoğlu, “Okulun içinde program çeşitliliği yapılmasını isteriz. TÜBİTAK ile geliştirdiğimiz, fen liselerinden iki tık üzerimde bulunan Bilim Adamı Sınıflarımız vardır. Ama bunlara hep kademeli olarak geçilecektir. Çünkü o programları vermek için okulun altyapısını ona hazırlamak gerekiyor.” diyerek Öncü Koleji’nin bunu hızlı bir şekilde gerçekleştireceğine inandığını söyledi.

“TESTLE TOST ARASINA SIKIŞTIRILMIŞ BİR NESİL YETİŞTİRMEK İSTEMİYORUZ”

Pehlivanoğlu Türk Eğitim Derneği’nin eğitim farkını da şu sözlerle anlattı: “Bizim en büyük farkımız ne diye sorarsınız biz testle tost arasına sıkıştırılmış bir nesil yetiştirmek istemiyoruz. Dershane ve sınav baronlarının cebi dolsun diye okul sınıflarını doldurmaya çalışmayız. Biz eğitimin insan yetiştirmek bilincinde yapıldığı bir kurumuz. TED’in en büyük farklarından biri ne benim ne de bir holdingin olmamasıdır. 92 yıl önce bu cumhuriyetin kurduğu eğitim alanındaki ilk sivil toplum örgütüdür. Bizim eğitim sistemimizde değerler ve insanlar çok önemlidir. Değerleri olmayan bir toplum yaşamaz. Nedir değerlerimiz? İnancımız ve kültürümüz. İlkeleri olmayan bir toplum da 21. yüzyılda ayakta kalamaz. Nedir ilkelerimiz? Cumhuriyet kazanımları. Bizi diğer Müslüman ülkelerde ayıran, önde olmamızı sağlayan, dünyayla rekabet edecek yere taşıyan kazanımlardan bahsediyorum. Ama milli olmayan hiçbir yapı yaşayamaz. Çağdaşlık noktasında ileriye gitmemiş bir yapı da başarılı olamaz. Çünkü dünyayla rekabet edecek bir nesil yetiştirmek mecburiyetindesiniz.”

“DÜNYADA ARTIK KÜLTÜREL ZEKA VAR”

Tüketim toplumu değil eğitim toplumu yaratmak mecburiyeti olduğunu belirten Pehlivanoğlu, “Onlarca birincimiz var ama bunların reklamını yapmayız. Bizim bu sınavlarda sonuncu olan çocuğumuzun bile mutlu olup olmadığı, kazanımlarının ne olduğu, hayattan ne beklediği bizim için önemlidir. Tabii ki akademik sportif ve sosyal çıktılara bakıyoruz. Ama dünyada akademik zeka bitti. Sosyal zeka da bitti. Dünyada artık kültürel zeka var. Uluslararası şirketlerde onlarca farklı dil konuşuluyor. Onlarca, yüzlerce farklı kültür artık Ne zamandır dünya düzeninde başarılı olmak üretken olmak için uğraşıyor. Onun için öğrencilerimizi yetiştirirken sadece yuvarlağın içini doldurduğumuz ezbere dayalı bir sistemle ileriye götürmeyeceğimizi bilmemiz gerekir.” diyerek Türk eğitim sistemindeki sorunlara dikkat çekti.

“GENÇ NÜFUS BÖYLE GİDERSE TÜRKİYE İÇİN BİR FIRSAT DEĞİL EN BÜYÜK TEHDİTTİR”

Eğitim politikalarıyla ilgili dikkat çekici bir çıkış yapan Pehlivanoğlu, “Türk Eğitim Derneği olarak net olarak söylediğim bir şey var. Genç nüfus böyle giderse Türkiye için bir fırsat değil en büyük tehdittir. Çünkü bir tüketim toplumu yetiştirirsiniz, üretim toplumu değil. İşimiz öğrencilerimizin reklamını yapmak değil ülkemizin geleceğine katkı vermektir. Her ildeki özel okullarda devletin üstünden yük almaktadır. Her ildeki özel okullardan kendi seviyesinde iline ve ülkesine hizmet etmektedir. Biz cumhuriyetin kurduğu, millete ait bir kurumuz. Biz kendimizle rekabet ederiz. Kendi içimizde daha iyi yapmaya çalışırız. Ülkeye katkı veren herkese de saygı duyarız ne değildir.” ifadelerini kullandı.

“VELİLERİMİZİN KORİDORLARA GİRMESİ YASAK”

Öncü Koleji’nin akademik, sportif ve kültürel süreç tanımlamalarının yapıldığını ancak pandemi nedeniyle sürecin kesintili olarak ilerlediğini aktaran Pehlivanoğlu, “Şu anda bu süreçte toplam 6 okulumuz var. Bunun dışında bir şey düşünmüyoruz. Bu sene tüm konsantrasyonumuz bu okullarımızın üzerine verme sürecimiz olacak. Eminim ki bu süreçte de başarılı olacağız. Bolu ve Düzce okullarımızın akademik çıktılarıyla ilgili bizim büyük bir sorunumuz yok. Tabii ki burada veli beklentileri çok önemlidir. Bizim okullarımızda örneğin velinin koridorlara girmesi yasaktır. Bazı velilerimiz en iyi okulun kendilerine en fazla bilgi veren ve çocuğunu en fazla öven okul olduğunu sanır.” diyerek velilerin velinimet değil bir paydaş olduğunu söyledi. 

“KURSLAR, OKULUN YERİNİ ALAMAZ”

TED okullarında diploma değil yaşam arkadaşı verdiklerini söyleyen Pehlivanoğlu, “Bu ülkede okulu kıymetleştiren her şeyin karşısındayız. Öğretmeni değersizleştiren her şeyin karşısındayız. Evet bugün bu sistemin ülkemizin maalesef yaşadığı kara süreçlerden dolayı ne kadar tehlikeli olduğu görüldü. Ama bugün bu sistem kalkmadı sadece adı değiştirildi. Tabi ki dünyanın her tarafında kurs olduğunu hepimiz biliyoruz ve olmalıdır. Ama okulun yerini almamalıdır” sözleriyle dershanelerle ilgili görüşlerini aktardı.

“HER ŞEY AÇIKKEN OKULLARIN KAPALI OLMASINI ANLAMIYORUZ”

Pandemi sürecinde eğitimin kesintiye uğramasıyla ilgili de konuşan Pehlivanoğlu, “Biz TED olarak şunu anlamıyoruz. Türkiye’de bir normale dönmedik. Aslında normale geçmedik sadece eskiden daha normale geçtik. Her şey açıkken okulların tamamen kapalı olmasını biz anlamıyoruz. Okullar niye tamamen kapalı? Bütün bilimsel araştırmalar gösteriyor ki bu çocukların kayıpları artık telafi edilemeyecek. Uzaktan eğitim diye bir şey olmaz, uzaktan öğretim vardır. 15 yaş altında zaten uzaktan öğretim olmaz. Birbirimizi kandırmayalım. Bunun beynin somuttan soyuta geçiş sürecidir. Muhakeme ve algılama sürecidir. 15 yaş altı dünyada dezavantajlı grup olarak adlandırılıyor. İkinci olarak engelli evlatlarımız. Üçüncü olarak da büyük de olsa erişim imkanı olmayan evlatlarımız. Okul aslında nesiller arası bir buluşma yeridir, sosyalleşme alanıdır. Ötekisi ezbere dayalı bir şeydir. Ölçülmesi de mümkün değildir. Bu koşullarda başka bir şey yapılması mümkün müydü, hayır. Ama bizim beklentimiz okulların hibrit açılmasıydı. Veya köylerde eğer pandemi yoksa niye açmıyoruz? Eğitim 180 gündür. Siz Düzce’de bugün başlarsınız. Bolu’da sonra başlarsınız. Sonuçta yaz tatili çok uzun orada üstünü tamamlarsınız.” ifadelerini kulandı.

“İDDİA EDİYORUM OKUL SOKAKTAN DAHA GÜVENLİDİR”

Yüz yüze olarak geçen yılın da telafisinin mutlaka yayılması gerektiğini savunan Pehlivanoğlu, “61 günlük bir kayıp 3 haftalık bir yüz yüze telafiyle ortadan kalkabilir. Ama 61 gün artı 3 ay artı 1 ay daha maalesef telafi filan edilemez. İddia ediyorum okul sokaktan daha güvenlidir. Bu konuyla ilgili bir veri de yok. O zaman biz niye okulları tamamen kapatıyoruz. Umuyorum ki 21’inde okullar açılacak. Keşke 31 Ağustos’ta açılabilseydi. Veli çocuğunu okula göndermek istemiyor. Tabi istemez. Ben de veliyim. Neden isteyeyim ki? Çünkü şöyle deniyor: Okula çocuğun giderse çocuğun hasta olur, hayati tehlike yaşar. Ama bununla ilgili paylaşılan bir veri yok. Çocuklar taşıyıcı olabiliyorlar ama çocukların yoğun bakıma gitme oranı çok düşük.” sözleriyle okulların açılması gerektiğini vurguladı.

TONYALI: KURULUŞUMUZDAN BERİ TED İDOLÜMÜZ

Öncü Koleji’nin 1998-1999 eğitim öğretim yılında açıldığından beri idolünün Türk Eğitim Derneği (TED) olduğunu söyleyen Öncü Koleji Kurucusu Önder Tonyalı, “Bizim idolümüz Türkiye’nin en büyük markası olan ve Atatürk’ün kurduğu, hamiliğini yaptığı okuldu. Biz hep onları kendimize örnek aldık. Hatta 2003 yılında Türkiye Eğitim Derneği’nin vakfının tüzüğünü alarak Öncü Eğitim ve Kültür Vakfı’nı kurduk. Yıllar sonra tekrar biraya geldik kalıcı bir eserimiz olsun diye” dedi. Amaçlarının bir şirket sahibi olmak veya çocuklarına miraz bırakmak olmadığını söyleyen Tonyalı, “Uzun yıllar eğitim veren, ailenin adını da kim işletirse işletsin anabilen bir kurumsal bir kurum olsun dedik. Kendilerine müracaat ettik. Bu geçiş sürecinde ki gerekli şartları yerine getirip inşallah ileride daha kalıcı bir kurum olur düşüncemiz var. Yoksa zincir okullar kuralım, ticaret yapalım diye değil. İki türlü iş adamı vardır. Biri para kazanmak için yapar. Biri istikrarlı marka geliştirmek için yapar. Ben onlardan birisiyim.” dedi.

“BÜTÜN SERVETİMİZ OKULLARIMIZ”

Kazancının tamamıyla eğitime yatırım yaptığını açıklayan Tonyalı, “Bizim bütün servetimiz okullarımız. Bugün geldiğimiz noktada bu okuldan mezun olanların da çocukları bu okulda okumaya başladı. Bu okulun mezunları burada öğretmenlik yapmaya başladı. Biz Türkiye’nin milli bir okuluyla birlikte olmak ve onlarla yola devam etmekten dolayı çok mutluyum.” ifadeleriyle TED-Öncü Koleji birlikteliğinin hayırlı olmasını diledi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner63