banner41
Flaş Haber
Kapat

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ZİYA SELÇUK AÇIKLADI

Milli Eğitim Bakan Ziya Selçuk, "Tereddütsüz eylülde okula başlamakla ilgili bir süreci yönetiyoruz. 31 Ağustos'ta öğretmenlerimiz gelecek, 6 Eylül'den itibaren öğrencilerimiz gelecek." dedi.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ZİYA SELÇUK AÇIKLADI

Milli Eğitim Bakan Ziya Selçuk, "Tereddütsüz eylülde okula başlamakla ilgili bir süreci yönetiyoruz. 31 Ağustos'ta öğretmenlerimiz gelecek, 6 Eylül'den itibaren öğrencilerimiz gelecek." dedi.

06 Temmuz 2021 Salı 13:55
MİLLİ EĞİTİM BAKANI ZİYA SELÇUK AÇIKLADI

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Habertürk televizyonunda yayımlanan, Kübra Par'ın moderatörlüğünü yaptığı, öğrencilerin de katıldığı "Açık ve Net" programında eğitim gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

"Telafide Ben de Varım" programı hakkında bilgi veren Selçuk, çocukların motivasyonunu yükseltmek, özgüvenlerini artırmak, kültürel faaliyetlerle onları yoğunlaştırmak, sportif ve kültürel etkinliklerle kaynaşmalarını sağlamayı amaçladıklarını söyledi.

Türkiye genelindeki 55 bin civarındaki okulun 22-23 bininin "İmkanlarımız çok müsait, okulumuzda bu etkinlikleri yapmak istiyoruz" diye kendilerine başvurduğunu dile getiren Selçuk, telafi dersleri kapsamında "bendevarim.meb.gov.tr"ye başvurarak herkesin bulunduğu ilçedeki etkinlikleri görebileceğine ve bunlara katılabileceğine işaret etti.

Yaklaşık 300 bin civarında öğretmenin "Telafi de bende varım" diye başvuru yaptığına dikkati çeken Selçuk, "Zorlama yok, tamamen gönüllülük. Hiçbir öğretmenin katılmayacağı noktasında bazı endişeler de vardı. Bunun böyle olmadığını net olarak gördük ki şu an görev alan öğretmen sayısı 293 bin, öğrenci sayısı yaklaşık 8 milyon civarında. 493 bin faaliyet sayısı var. Bu şu demek 493 bin ayrı etkinlikten bulunduğunuz okulda ilçede hepsine katılabilirsiniz. Etkinlik okulunuzda, belediyenin bir tesisinde de Gençlik ve Spor Bakanlığının bir kuruluşunda da olabilir." ifadelerini kullandı

EBA'ya katılımlar

Bakan Selçuk, EBA'ya katılımla alakalı bir soru üzerine de şöyle konuştu:

"15 bin 300 EBA destek noktamız var. Evinde bilgisayar olmama ihtimali olan, kardeş sayısı fazla olan veya çalışma ortamının müsait olmaması söz konusu olan her çocuğumuzun hizmetindeydi. Kesinlikle verim aldık, oralarda her birinde ortalama 10 bilgisayar var ve çocuklar orada EBA'ya girip çeşitli içeriklere ulaşmaya çalışıyorlar ama bir kısım çocuklarımız da oralara uğramadı. Hatta yarısından fazlası oraya uğramadı. Neden? Ya imkanı var ya da başka bir şey var. Bir de bizim imkansızlığı yüksek olan çocuklar diye tespit ettiğimiz yaklaşık 1,5 milyon çocuk var. Bu çocukları kardeşleriyle düşündüğünüzde bunlara 750 bin tablet dağıttık."

Selçuk, dezavantajlı çocukları tek tek tespit edebildiklerini anlatarak, buradaki öğrencilerin tamamına ulaştıklarını, televizyon olmayanlara televizyon, tablet, internet paketi gibi çeşitli yardımları ulaştırdıklarını ancak bunun daha fazlasını yapmaları gerektiğini söyledi.

Öğretmenlerin aşılanması

Öğretmenlerin aşılanma oranına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Selçuk, şöyle konuştu:

"Aşılama konusunda hekimlerden sonra ilk başlayan grup öğretmenlerdi. Şimdi büyük ölçüde tamamlanmak üzere. Yüzde 90'lar civarında olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Artık 18 yaşa kadar indiği için bu konuda bir problemimiz yok hatta 3. doz aşılarla illi bir takım senaryolar çalışılıyor. Arzumuz öğretmen, okul yöneticisi arkadaşlarımız eylül ayında okul açıldığında büyük bir dikkat, özgüven ve sağlık içerisinde başlasınlar ve biz işimize gücümüze bakalım."

Selçuk, ilk dönemler yüzde 15 civarında öğretmenin çeşitli nedenlerle aşıya gelmediğini belirterek, "Bunun tabi bazı lojistik nedenleri olabilir veya zamanlama nedeni olabilir, daha sonra yaptırmak isteyebilir, yaptırmak istemeyebilir. Bu konuda ayrıntılı analiz henüz bitmedi ama biz bunu tabii ki teşvik ediyoruz ama bizim aşı olmayan öğretmenin eğitim-öğretim yapmaması gibi bir şey söz konusu olamaz. Türkiye tercihini daha demokratik bir anlayışla, daha seçime saygı göstererek yürütmeye ve teşvik modeli üzerinden gitmeye çalışıyor. Biz de öğretmenlerimizle oturup gerekirse tek tek konuşur dertleşiriz. Burada hiçbir öğretmenimizin kendi ve çocukların sağlığını riske atacak bir tercihte bulunmaz." diye konuştu.

Selçuk, "Gelecek yıl eğitim-öğretimde eskiye göre ne fark olacak?" şeklindeki soruyu da şöyle yanıtladı:

"Öğretmenlerimize şunu söylüyorum, ne olur ilk ders hemen matematik, fizik demeyin. Dakika bir matematik, fizik olmasın. Bunu şundan dolayı istiyorum. Okul açıldığında sınıfınızdaki çocuklara şöyle bir bakın, hepsinin gözüne, gözünden kalbine ılık ılık akmadan akademik döneme başlamayın. Önce bir uyum dönemi olsun, hemhal olalım, isimlerimizi konuşalım. Bir konuşalım, sohbet edelim. Bunu salgından bağımsız istiyorum. Bu, öğretim yılının tümünü güçlendirir. Eğitimde asıl olan öğretmenle öğrenci arasında şefkat ve sevgi bağlıdır. Bu bağ kurulmadan alışveriş olmaz. Çünkü hiç kimseye zorla bir şey öğretemezsiniz ama şefkat bağı o kanalları açar ve çocuk alır. Salgın dönemiyle ilişkili olarak bizim her sınıf seviyesinde birinci hafta, birinci gün, beşinci gün hangi sınıfta hangi etkinliği yapacaksınız, bunun çalışması bitti, hazır. Öğretmenlerimiz dilerse bunları dilerse de kendi istediği faaliyetleri yapabilir."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner63

banner73